KAYNAK: BUGUN Gazetesi, çeşitli ülkelerdeki araştırma neticeleri
BEYNI GELISTIREN BESINLER:
Beyin sadece glikoz ve oksijenle çalıştığından meyvelerde bulunan meyve şekeri kolayca glikoza dönüşür.
Sabahları geç kahvaltı ediyor ya da kahvaltıyı ihmal ediyorsanız, o zaman mevsimlik meyve, meyve suyu ve bir bardak ılık su almayı alışkanlık hale getirin.
Sabah bir tatlı kaşığı bal.
Zencefil içerdiği maddelerle, beynin yeni fikirler üretmesini sağlar.
Kimyon akla yeni fikirler getirir.
Havuç hatırlama yeteneğimizi artırır; çünkü beyin metabolizmasını canlandıran enzimler içerir.
Ananas ezberlemek için çok yararlı bir besindir.
Avokado kısa süreli hafıza için tüketilebilir.
Çilek stresin etkisini azaltır.
Limon algılama yeteneğini artırır.
Lahana, troid bezlerinin aktivitesini azaltır ve bu da sinirlenmeye iyi gelir
Soğan aşırı yıpranmaya, fiziki yorgunluğa karşı kanı sulandırır. Böylece beyin oksijeni daha kolay alır
Bir avuç siyah üzüm.
Balık beyin hücrelerinin gelişimini sağlayan Omega-3 içerir. Haftada bir kez yenmesi tavsiye edilir.
Yumurta İçindeki kolin maddesi, beyin hücrelerini yeniler, güçlendirir.
Ay çekirdeği, bir avuç çekirdek yemek sinirleri yatıştırır. Ayrıca kasların gevşemesini sağlayan magnezyum sayesinde iyi bir uyku sağlar.
Yulaf, vücuda yavaş yavaş ama iyi bir enerji sağlar. Her gün kahvaltıda yemeye dikkat edin.
Barbunya, besinden alınan B1 vitamini eksik olursa, hafızanın normalden daha zayıf olmasına neden olur. Haftada 2-3 kez yenmelidir.
Bezelye, Ergenlik döneminde yaşanan anksiyeteyi yok edecek B1 ve B3 vitaminlerini içerir. Haftada en az iki ya da üç tabak alınmalıdır.
Su, beynin ideal şartlarda çalışması için su oranı yeterli olmalıdır. Günde 6-8 bardak su içilmelidir.
CEVIZ
Samfıstık Pistacho
Fesleğen
Karabiber
KILO VERMEKTE ZORLANANLARA SÜPER YEMEKLER
Havuç ve kuru üzüm: A vitamini sağlayan havuç kan basıncınızı düşürmeye yardım eder ve sağlıklı dişlere sahip olmanızı sağlar. Kuru üzümün ise mükemmel antioksidan yararı vardır. Ananas da bağışıklık sisteminizi geliştiren C vitamini sağlar. Sağlıklı bir abur cubur yapmak için az yağlı sade yoğurdun içine biraz havuç rendeleyin, kuru üzüm ile doğranmış ananas ekleyin.
Yoğurt ve kuru meyve: Yoğurt içerdiği kalsiyum ile kemiklerinizi güçlendirir. İçindeki D vitamini ise yağsız kaslarınız için mükemmel bir protein kaynağıdır. Yoğurdunuzu tatlandırmak için kurumuş meyve ya da granola ekleyin.
Fesleğenli, Mozzarella peyniri ve domatesli sandviç: Taze domates dilimi ve Mozzarella peyniriyle zenginleştirdiğiniz sandviçinizi taze fesleğenle süsleyin.
Tarçınlı kabuklu yemiş: Karışık kabuklu yemiş sadece protein sağlamaz, bunun yanında E vitamini de ekler. E vitamini de Alzheimer hastalığı riskini düşürüyor. Tarçın da kan şekerinizi düşürür.
Meyve kebabı: İster ızgara isterse çiğ olsun beslenmenize çeşitli meyveler eklemelisiniz. Mango ya da ananas gibi C vitamini bakımından zengin olan tropikal meyve çeşitlerini deneyebilirsiniz. Bunun yanında taze çilek, beyaz üzüm ve yaban mersiniyle antioksidan tedavisi hazırlayabilirsiniz.
Fırında yer elması kızartması: Lezzetli, A vitamini deposu olan fırında yer elması normal kızartmadan daha sağlıklıdır. Sızma zeytin yağı ile çiğ yer elmasını sıcak fırına atıp kızartın.
Sebzeli pide: Tam tahıllı pidenin içine yerleştireceğiniz çiğ sebzelerle iyi bir atıştırmalık hazırlayabilirsiniz. Tam tahıllar ile sebzeler içerdiği lifler sayesinde sindirim sisteminizi düzenler ve enerji verir.
ZAYIFLATAN 10 YIYECEK:
Yumurta: Tam bir protein kaynağı.Bu sayede kişiye uzun süre tokluk hissi verir.
Birçok Üniversite tarafından yapılan araştırmada düşük kalorili meyve salatası ve iki dilim tostla beraber sütlü omlet yiyen kadınların,simitle kahvaltı eden kadınlara göre gelecek 36 saat süresince daha az yemek yedikleri ortaya çıkmıştır
Taze Fasülye:Safra kesesinin kasılmasına sebeb olan hormon,kolesistokininli hiç duymamış olabilirsiniz ancak bu hormon en iyi kilo vericilerden birisidir.
Bu hazmettici hormon doğal bir iştah kesicidir.Yüksek lifli fasülyeler ayrıca kolestrolünüzü de düşürür.
Salata: Penn Devlet üniversitesi’nce yapılan araştırmaya göre düşük kalorili salata yiyenler
Hamur işi yemeleri serbest bırakılsa bile çok az tüketebiliyorlar
Yeşil çay:Kilo verdirici içerik kafein değil.
Kateşin adı verilen antioksidanlar yağ yakımını ve metabolizmayı hızlandırıyor.
Armut:Orta büyüklükteki bir armut sizi tok tutmaya yeter ve artar.
Elma tok tutma konusunda ikinci sırada.
Çorba: Bir kase tavuk çorbası bir parça tavuk kadar doyurucu ve tok tutucudur.
Zeytinyağı: Ekstra ham zeytinyağı sayesinde orta yaş kilolarınızdan kurtulabilirsiniz
Kalori yakmanıza yardımcı olur.
Greyfurt: 2009′da ABD’de yapılan bir araştırmada her öğünden önce yarım greyfurt yemek yada günde 3 defa greyfurt suyu içmek insanlara 3 ayda 3 kilodan fazla vermelerine yardımcı oldu.
Tarçın: Ögleden sonra ani şeker düşüşü yaşamamak için kahvaltıda yulaf ezmesinin üzerine tarçın serpmeniz yada tam tahıllı tostta kullanmanız aynı zamanda insülin artışınıda önler.
Günde 1 çeyrek çay kaşığı tarçın kan şekerini,kolestrolü düşürür.
Sirke:Mükemmel bir tok tutucudur.
İsveç’te yapılan bir araştırmaya göre sirkeye batırılmış ekmek yiyenler,normal ekmek yiyen kişilere göre kendilerini daha tok hissetti.
İşte yiyecekler hakkındaki en yaygın 6 efsane: 1, Su içmek kilo vermenize yardımcı olur ( Doğrusu: Su yemek miktarını dengeleyebilir): Araştırmalar, eğer yemekten önce su içerseniz daha az yiyeceğinizi gösteriyor.
Virginia Politeknik Enstitüsü ve Eyalet Üniversitesi’nde yapılan araştırmada, 12 haftalık deney süresince düşük kalorili beslenen bir grupta yemekten önce 2 bardak su içenlerin içmeyenlere göre fazladan 2 kilo verdikleri belirlendi. Mideyi sıfır kalorili bir maddeyle doldurmak daha küçük porsiyonlar yemenize yol açıyor.
Kızarmış patates sivilce yapar (Doğrusu: Yağlı yiyecekler aknenizi kötüleştirebilir): Cildinizdeki aşırı yağ akneye neden olabilir, ancak yağlı yiyecekler bu problemi artırmaz. Amerikan Dermatoloji Akademisi’ne göre, bazı sebze yağları aknenizi kötüleştirebilir.
Ancak, uzmanlar bazı spesifik gıdaların akneye yol açmadığı konusunda aynı fikirdeler. Akademinin bu yılki konferansında sunulan ön çalışmada saf çikolata yemenin sivilcelere duyarlı insanlarda akneyi şiddetlendirdiği tespit edildi.
Beyaz un tehlikeli kimyasallarla beyazlatılıyor (Doğrusu beyaz un beyazlatılıyor, ancak kimyasallar güvenilir) Un içindeki xantophylls isimli sarı bileşenlerin oksijenle reaksiyona girmesiyle kendi kendine beyazlaşır, ancak bu süreç haftalarca sürer.
Bunu hızlandırmak için üreticiler FDA’nın onayladığı kimyasallarla unu doğal saman renginden beyaza çeviriyorlar.
Bunlar zararsız olmasına rağmen, beyazlatma işlemi sırasında unun içindeki lif, magnezyum ve E vitamini gibi gerekli besinler de yok oluyor.
Havuç daha iyi görmenizi sağlar. ( Doğrusu, havucun içinde gözlerinizin sağlıklı olmasına yardımcı besinler var.) A vitamini bakımından zengin olan havuçta sihirli bir şey yoktur. A vitamini de göz sağlığı için çok önemlidir.
Ispanak, yer elması ve balkabağı da A vitamini bakımından oldukça zengindir. Amerikan Oftalmoloji Akademisi’ndeki uzmanlara göre, havuç görmeniz için iyidir, ancak görmenizi iyileştirmez.
Gece geç saatte yemek kilo aldırır. ( Doğrusu, bazı insanlar gece aşırı yemeğe daha fazla eğilimlidir.) Çok fazla kalori tüketmek günün her saatinde kilo aldırır. Birçok insan geceleri sıkıntıdan ya da açlık yerine başka duygulardan dolayı aşırı yemek yer, böylece kaloriler de yağ olarak depolanır.
Gece geç saatte yedikleri için sabah da kahvaltı yapmazlar ve bu nedenle gün içinde de kalori alımlarını dengeleyemezler. bunu önlemek için akşam yemeğinden sonra dişlerinizi fırçalayın, mutfağın kapısını yatmadan 2 saat önce kapatın ve bir şeyler atıştırmayın.
Şeker diyabete neden olur (Doğrusu şeker kilo alımını artırır ve bu da şeker hastalığı riskini artırır) Sigaranın doğrudan kansere yol açmaması gibi şeker yemek de şeker hastalığına neden olmaz. Fakat araştırmalar şekerin bu noktada rolü olduğunu gösteriyor.
Aşırı kilolu olmanın tip 2 şeker hastalığı riskini artırdığını biliyoruz ve çok fazla şeker tüketmek de kilo aldırır. Güvende kalmak için kilonuzu takip edin, bol bol lifli gıdalar tüketin, şekerli içecekler yerine su ya da çay için.
ZAYIFLAMA GARANTILI BIBER
Herkesin yiyemeyeceği kadar acı olmasıyla dikkati çeken Samandağ biberine, metabolizmayı hızlandırarak zayıflattığı gerekçesiyle kilo vermek isteyenlerin ilgisinin her geçen gün arttığı bildirildi.
Biberin yeşil olarak tüketimi yapılabildiği gibi ağustos ayında güneşin de etkisiyle kırmızı renge büründüğünü ifade eden Kamacı, son günlerde antibiyotik özelliğinin yanı sıra zayıflatıcı yönü olduğuna inanılan Samandağ biberlerine ilginin inanılmaz derecede arttığını kaydetti.
MEYAN KOKUNUN FAYDALARI:
Çocuklarda ve hamilelerde kullanılırken mutlaka bir uzmana danışmak gerekir.
Böbrek rahatsızlığı olan kişiler dikkatli olmalıdır.
Kalp rahatsızlığı olan kişiler dikkatli olmalıdır.
Yüksek tansiyonu olan kişiler dikkatli olmalıdır.
Meyan kökü kullanımı potasyum kaybına sebep olabilir.
UYARI: Meyan kökü kullanımında çok dikkatli olunmalıdır. Bir uzman yardımıyla kullanılması tavsiye edilir.
Hafif müshil etkisi vardır.
Yatıştırıcı ve rahatlatıcıdır.
İdrar söktürücü etkisi vardır.
Mide ülseri, mide yanması ve gastritte iyileştirici etkisi vardır.
Solunum yolu rahatsızlıklarında kullanılır
MEYAN KÖKÜ FAYDALARI Göğüs yumuşatıcı, balgam söktürücü ve öksürüğü giderici etkisi vardır
Ülkemizde; Aşlama, Biyam, Boyam, Piyam, Tatlı kök olarak adlandırılır. Meyan kökünde; glisirizin, flavon, saponin, kumarin, uçucu yağlar, nişasta ve yapışkan bitki sıvısı içerir.
PINE APPLE: ANANASIN FAYDALARI
Ananas meyvesinde; A Vitamini, C Vitamini, B vitamini ( thiamin, riboflayin ), bromelain enzimi ( protein parçalayıcı ), Manganez, Demir ve Kalsiyum içerir. Ananas da bulunan bromelain enzimi vücut için çok faydalıdır.
ANANAS’ IN FAYDALARI: Vitamin ve mineral açısından çok zengin bir meyvedir
HAZIRLAYAN: Mehmet AKSEL
NOT: Kan sulandırıcı ilaçlarla birlikte kullanılmamalıdır. K Vitamini eksikliği olanlar ve kan pıhtılaşmama sorunu yaşayanlar da ananas tüketmemeliler.
Bakteri ve virüslere karşı bağışıklık sisteminin korunmasında yardımcı olur
Cilt yapısının onarılması için gerekli kollagen’ in üretimine yardımcı olur.
Saçı nemlendirir ve parlak gösterir.
Tırnakları besler ve güçlü olmalarını sağlar.
Hücre oluşumuna yardımcıdır.
Yara ve yaralanmalar sonucu oluşan iltihap için ağrı giderici ve iyileştirici
Kanın pıhtılaşmasını engelleyerek ( fibrin parçalayıcı ) kan akışını hızlandırır.
Kandaki yağ oranını düşürerek kolesterol seviyesini dengeler.
Vücutta sodyum oranını azaltarak yüksek tansiyonu düşürülmesinde yardımcı olur
Ette bulunan proteinleri vücutta kullanılabilir hale getirir.
Antioksidan açısından zengin olması nedeniyle kanser önleyici özelliği vardır.
Sindirim sisteminde yardımcı, hazmı kolaylaştırıcı etkisi vardır.
Lif bakımından zengin bir yapıya sahiptir.
Mide-bağırsak sisteminde düzenleyici etkisi vardır.
Yağ yakıcı özelliğinden dolayı selülit tedavisinde ve diyetlerde tercih edilir
İdrar söktürücü ve toksin arttırıcı etkisi vardır.
Üst solunum yolu enfeksiyonların ( astım, anjin, bronşit ) da kullanılır. Öksürük kesici alerjik reaksiyonlara karşı engelleyici etkisi vardır.
KULLANIM ŞEKLİ: Ananas alırken meyve üzerinde bulunan yaprakların taze ve koyu yeşil renkte olmalıdır. Kokusu da ananasın olgunlaştığını gösterir. Dış yüzeyinde ki renkler canlı olmalı. Olgunlaşmasını tamamlayan ananasın dış yüzeyi bir bıçak yardımıyla kolaylıkla soyulabilir. ( portakal gibi )
Silindirik bir yapısı olduğu için ananası halka halinde dilimlemek daha iyi olur. Dilimlerin ortasında yer alan sert yapı çıkarılır. Ölçülü bir şekilde tüketilmelidir. Taze ananas suyu kullanmanızı tavsiye ederiz, hazır ürünler içerisinde katkı maddeleri bulunmaktadır.
YESIL CAY MUCIZESI:
Aslında yeşil çay ve siyah çay aynı bitkinin ürünleridir. Siyah çay oksidasyona maruz kalır. Bu yüzden antioksidan özelliğini kaybeder.
Yeşil çayı içtikten sonra, poşetlerini gözleriniz için rahatlatıcı kompres olarak kullanabilirsiniz.
Bu sayede hem vücudunuzu içten, hem de dıştan yeşil çayın etkisiyle karşılaştırmış olacaksınız
Yeşil çay, uykusuzluk ve strese bağlı olarak gözlerde oluşan sorunlara karşı rahatlatıcı ve sakinleştirici bir etki oluşturmaktadır.
Safranbolu’nun meşhur Ekşikara dutu, eşi benzeri olmayan bir nimettir. Ne acıdır ki, bu ağaçlarımız yok olmak üzredir.
Taze beyaz dut ile beyaz dut kurusu arasında kimyasal yapısı bakımından şüphesiz önemli farklılıklar olacaktır. Yukarıda konuya girerken beyaz dutun dalından koparıldıktan kısa bir süre sonra tüketilmesinin çok daha faydalı.
Çünkü beyaz dut toplandıktan birkaç saat sonra içeriğindeki bazı etkin kimyasal maddeler değişime uğruyor ve doğal antibiyotik gücünü önemli ölçüde yitiriyordu. Taze beyaz dut ile kurutulmuş beyaz dut arasında etki bakımından çok önemli farklılıklar vardır. Beyaz dut, kış ayları için yaz mevsiminin güneşi altında kurutulduğu zaman öylesine önemli bir değişikliğe uğruyor ki, egzamaya karşı adeta mucize etki gösteriyor.
Kanda iltihap
Egzamalar icin dut yapragi
ALLERJI ICIN:
Bahar aylarının gelmesiyle birlikte birçok insanın şikayet ettiği bahar alerjisi, burun akıntısı, solunum yollarındaki rahatsızlıklar, astım ve alerjiye bağlı kaşıntının papatya, andız bitkisi, civanperçemi, huş ağacı ve kırlangıç otu gibi bitkisel yollarla tedavi edilebileceği belirtildi.
Vitamin yetersizliğinin vücuttaki bağışıklık sisteminin zayıflamasına, bunun da alerjik hastalıkların daha kolay yerleşmesine neden olduğunu kaydeden Zeynelov, polenin ise ağaç ve bitkilerin yanı sıra evdeki halı, yorgan, yastık gibi yünlü bir çok malzemede bulunabileceğini söyledi.
Bahar alerjisine karşı şifanın doğada olduğunun altını çizen Zeynelov, Türkiye’nin bir çok yerinde bulunabilen andız bitkisinin alerjik hastalıklara en iyi gelen bitki olduğunu söyledi
Papatya
SICAK TAŞLARIN ŞİFA SIRLARI
Yüzyıllardır uygulanan sıcak taş terapisi ile duygusal, zihinsel ve fiziksel anlamda vücudunuzu A’dan Z’ye arındırıp, bilinçaltına yerleşmiş problemlerimizden kurtularak, daha huzurlu ve mutlu bir yaşam sürebilirsiniz.
Sıcak taş terapisi, milattan önceki dönemlerde yeryüzündeki volkanların patlamasıyla oluşan lav taşlarıyla yapılan terapidir. Dünya yüzeyinin ¾ ‘ünü kaplayan şiddetli ısı ve çöküntü ile oluşan kayalar, metal cevherleriyle farklı yapılar, renk ve kompozisyonlar oluşturarak orijinal bölgelerinde iyi bilinen ısıtma ve soğutma özellikleriyle taş terapisi için mükemmeldirler.
Taş terapisi, meditasyon enerjisini arındırıcı ve uyum arttırıcı olarak bilinir. Bu da insanların daha sakin bir meditasyon basamağı olan ruhsal, beyinsel ve fiziksel huzuru sağlar.
NASIL GELİŞMİŞTİR? 3500 yıl önce Uzakdoğu kökenli Yin Huan Yong tarafından keşfedilmiş bir terapidir. Yong, mucizevî minerallere sahip olan bu taşları güneş ısısı ile ısıtıp, bedenin çakraları üzerinde ilk deneyimlerine başlamıştır.
TAŞLARIN ÖZELLİĞİ NEDİR? Lav taşları uzun süre ısıyı üzerinde tutma özelliğine sahiptirler. Lav taşları sıcak ve soğuk çakraların üzerinde uygulanabiliyor. Doğal elementlere sahip olması ve merkez kaynağının da volkanlar olmasından dolayı toprak altındaki bütün minerallere sahiptir.
Örneğin; çinko, demir, magnezyum, potasyum, kalsiyum vs. gibi değerli minerallere sahip olduğu için bedenin üzerine yerleştirildiği zaman sıcak ise her hangi bir çakrada bloke ödem, sirkülâsyon, duygusal, zihinsel ve ruhsal dengeyi sağlayacak kadar değerli ve etkilidirler..
SICAK TAŞ TERAPİSİ NASIL UYGULANIR? Sıcak taş terapisi terapist tarafından uygulanmaya başlamadan önce vücudun belli çakralarına taşlar yerleştirilir.
Taşların ısınma derecesi 120 fahrenhayttır. Taşların ısısı termal etki ile kasların derinliklerine kadar nüfuz ederler.
Ardından taşlara aromatik özlü yağlar sürülerek deriye yaklaşık 1,5 cm mesafeden nüfuz ettirilir. Taşlardan emilen ısı kan dolaşımının hızlanmasını, doku ve hücrelerin daha çok oksijenle beslenmesini, lenf drenaj hareketinin daha sağlıklı bir biçimde harekete geçirilmesini sağlar.
SICAK TAŞ TERAPİSİNİN ÖZELLİKLERİ Sıcak taş terapisinde toprak ananın beş elementinden (hava, su, ateş, toprak, metal) yararlanılır. Vücudumuzdaki elementlerle lav taşlarının elementlerini karşılaştırdığımız zaman neredeyse eşit değerdeki elementlere sahip olduklarını görürüz.
Beden ve lav taşları birbirinden verme-alma enerjisi sayesinde gerginlik, yaralanmalar, sindirim problemleri, bel ağrısı, stres, baş ağrısı, kas-kemik-eklem rahatsızlıkları, bağırsak problemleri, bilinçaltına yerleşmiş istenmeyen duygusal hatıralar gibi bedendeki ve ruhtaki rahatsızlıkları giderir.
VÜCUT ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ Sıcak taş terapisi kronikleşmiş sıkıntılar üzerinde etkili olmaktadır. Aynı zamanda daha önce de bahsettiğimiz gibi duygusal, zihinsel ve fiziksel anlamda da enerji verir.
Bu terapiyi uygulayan kişiler kendilerini baştan aşağı arınmış hissederler. Kendi doğasına dönmek isteyen ve birisi için dengeli ve harika bir yoldur.
Uzun süreli uygulamalarla kas dokusu ve eklemler yoluyla deriye nüfuz etme sağlanır. Kasların üst tabakasına yayılım 1,5 cm gerçekleşebilir. Uygulama kan akışını hızlandırdığı için bir sonraki ısıya maruz kalmasında çevredeki dokuların hyperemik olabileceği göz önüne alınmalıdır.
Kan akımının hızlanması damarların genişlemesinden kaynaklanmaktadır. Damarlardaki tıkanıkları kapıya benzetirsek kapılar, kan basıncının bölgesel olarak artmasına ve tıkanmış bölgelerin kanlanmasına neden olur. İç sıcaklığın 34 Fahrenhayt olduğu durumlarda metabolizma hızı % 10–15 artar.
Bu da kırmızı ve beyaz kan hücrelerini arttırır. Toksinlerin atılmasını uyarıcı, zayıflık durumunda ise ilk yardım sağlayıcıdır. Hücre metabolizmasına oksijen taşıyarak kan ve lenfin kullanılmayan kısmının hareketini sağlar.
Bu terapi ile kalp atış hızı ve kapıların genişleyerek solunumun artmasını da sağlamak mümkündür. Bu durum sıcak taş uygulamasının ne kadar geniş yapılabileceğini gösterir.
Sıcak ve soğuk taş terapisini ayda bir uygulayanlar daha sağlıklı ve dengeli bir yaşam sürdürüyorlar. Özellikle doktorlar, borsacılar, bankacılar, sanat dünyasında çalışanlar, gazeteciler, mankenler, sanayiciler gibi yüksek tempolu işlerde çalışan insanlar için de faydalı bir terapidir.
Bu terapi sayesinde bilinçaltına yerleşmiş problemlerimizden kurtulup, daha huzurlu ve mutlu bir yaşam sürdürmemiz mümkündür.
Sıcak taş terapisi kimlere uygulanmamalıdır? Bazı durumlarda sıcak taş terapisi uygulanması sakıncalıdır
• Cerrahi müdahalelerde ve his kaybının olduğu anlarda,
Sinir hasarları ya da nöropati ve şeker hastalarına,
• Sıcağa karşı alerjisi olan ciltlere
• Hamilelere,
Aşırı kilolu insanlarda kalpte oluşturabileceği rahatsızlıklar dikkate alınarak
• Varisler ve kronik yorgunluk,
• Yaşlı ve ince ciltlerde uygulanan basınç ve sıcaklık hafif olmalıdır
0–15 yaş arasındaki çocuklara uygulanmamalıdır.
Kaynak: Kozmik Yaşam Dergisi /AYLA ÖRSAN-Tıbbi Masör
HAZIRLAYAN: Mehmet AKSEL
MENENGIÇ, KANSER VE YAŞLANMANIN DÜŞMANI
Türk kahvesine göre daha yumuşak bir tada sahip olan menengiç kahvesinin, antioksidan ve fenolik bileşenleri sayesinde vücudu kansere ve yaşlanmaya karşı koruyucu etkiye sahip olduğu bildirildi
Türkiye’nin batı, güney ve güneydoğu kesimlerinde daha çok dağlık ve kırsal alanlarda doğal olarak yetişen menengiç (Çitlenbik) meyvesinin, yabani fıstık olarak da adlandırıldığını söyledi.
Hasadın ardından yıkanıp, güneşte kurumaya bırakılan meyvelerin, koyu kahverengiye dönene kadar kavrulup, macun kıvamına gelince ezilmesiyle elde edilen menengiç kahvesinin sütlü olarak da hazırlanabildiğini anlatan Hayoğlu, şunları kaydetti:
”Menengiç meyvesinin bileşiminde E ve B grubu vitaminler ile sodyum, potasyum, fosfor, kalsiyum, demir, magnezyum, çinko, bakır, mangan, selenyum, kadminyum gibi önemli mineral ve elementler bulunuyor.
Aynı zamanda protein, yağ, besinsel lif, doymamış yağ asitleri ve mineral maddeler açısından da son derece faydalı bir bitkidir.”
Çerez ve şekerleme endüstrisinde de kullanılan menengiçin halk arasında egzema, astım, ishal, sarılık, mide ağrısı gibi sağlık sorunlarının tedavisinde de kullanıldığını kaydeden Prof. Dr. Hayoğlu
”Ayrıca bu bitki sabun sanayinde özellikle de bıttım sabunu yapımında kullanılmaktadır.
Günümüzde en yaygın şekliyle kahve olarak karşımıza çıkmaktadır.
Doğal ve çok sağlıklı bir ürün olan menengiç kahvesi;
vücudu yaşlanmaya karşı koruyan antioksidan ve
fenolik bileşenleri sayesinde kansere ve yaşlanmaya karşı koruyucu etkiye sahiptir” diye konuştu.