Ibn-i Abbas (r.a) Hazretlerinden naklen Muaz B. Cebel rivayet ediyor:
Bir gun Resullullah ( s.a) ile beraberdik. Ansardan birinin evinde toplanmistik.. Tam bir cemaat olmustuk. Sohbete dalmistik. Bu arada, disaridan bir ses geldi : Ev sahibi….. icerdekiler…
Eve girmem icin bana izin verir misiniz? Benim sizden bir dilegim var. Bunun uzerine , herkes Resullullah ( s.a) efendimizin yuzune bakmaya basladi. Orda ve her zaman buyuk oydu… Izin ondan cikacakti. Resullullah (s.a) Efendimiz, duruma vakif oldu ve :
<< Bu seslenen kimdir bilir misiniz?>> Buyurdu….
Biz hep birden soyle dedik : En iyi bilen ALLAH ve Resuludur. Bunun uzerine Resullullah (s.a) Efendimiz :
<< O, lain iblistir. Seytandir Allah’in laneti onun uzerine olsun….>>
Buyurunca; hemen Hz. Omer : Ya Resullullah , bana izin veriniz onu oldureyim. Dedi…. Resullullah ( s.a) Efendimiz bu izni vermedi; soyle buyurdu:
<< Dur ya Omer, biliyomusun ki; ona belli bir vakte kadar muhlet verilmistir… Oldurmeyi birak.>>
<<Kapiyi ona acin gelsin… O buraya gelmek icin emir almistir. Diyeceklerini anlamaya calisiniz. Size anlatacaklarini iyi dinleyiniz.>>
Sonra soyle buyurdu:
Bundan sonrasini Ravi’den dinleyelim. Soyle anlatti : Kapiyi ona actilar. Iceri girdi ve bize gorundu. Birde baktık ki, şekli şu :
Bir ihtiyar. Şaşı. Aynı zamanda köse. Çenesinde altı veya yedi kadar kıl sallaniyor. At kili gibi. Gozleri yukari dogru acilmis. Kafasi, buyuk bir fil kafasi gibi. Dudaklari da, bir manda dudagina benziyordu. Sonra, soyle bir selam verdi ; Selam ya Muhammed ; selam size ey cemaat-i muslimin.
<< Selam Allah’indir ya lain >> Sonra soyle buyurdu :
<< Bir is icin geldigini duydum; nedir o is? >> Seytan soyle anlatti ;
Benim buraya gelisim kendi arzumla olmadi. Mecburen geldim. Resullullah (s.a) Efendimiz sordu ;
<< Nedir o mecburiyetin ? >>
Seytan anlatti ; Izzet sahibi Rabbin katindan bana bir melek geldi. Ve dedi ki; Allah-u Taala sana emir veriyor : Muhammed ‘e gideceksin. Ama dusuk ve zelil bir halde. Tevazu ile. Ona gideceksin ve ademogullarini nasil kandirdigini anlatacaksin. Onlari nasil aldattigini soyleyeceksin bir bir ona. Sonra o sana ne sorarsa dogrusunu diyeceksin. Sonra …
Allah-u Taala buyurdu ki : Soylediklerine bir yalan katarsan , dogruyu solemezsen …. seni kül ederim ; ruzgara savurur … Dusmanlarinin onunde , seni rusvay ederim. Iste … boyle ; ya Muhammed , o emir uzerine sana geldim. Arzu ettigini bana sor . Sayet bana sorduklarina dogru cevap vermezsem ; dusmanlarim benimle eglenecek. Su muhakkak ki , dusmanlarimin eglencesi olmaktan daha zor bir sey yoktur.
Bundan sona Resullullah (s.a.) Efendimiz soyle sordu :
<< Madem ki , sozlerinde dogru olacaksin. O halde bana anlat : Halk arasinda en cok sevmedigin kimdir ? >>
Seytan su cevabi verdi : Sensin ya Muhammed. Allah’ in yarattiklari arasinda senden daha cok sevmedigim kimse yoktur. Sonra senin gibi kim olabilir ki ?
Resullullah (s.a.) Efendimiz sordu :
<< Benden sonra , en cok kimlere buguzlusun ve sevmezsin?…>>
Seytan anlatti : Muttaki bir gence ki … varligini Allah yoluna vermistir. Bundan sonra , sual cevap asagidaki sekilde devam etti.
Resullullah ( s.a.) Efendimiz sordu ; seytan anlatti :
<< Sonra kimi sevmezsin ? >>
Kendisini sabirli bildigim , supheli islerden sakinan alimi …
<< Sonra ? >>
Temizlik isinde … yikadigi yerleri uc defa yikamayi adet eden kimseyi.
<< Sonra ? >>
Sabirli olan bir fakiri ki ; ihtiyacini kimseye anlatmaz… Halinden sikayet etmez.
<< Peki, bu fakirin sabirli oldugunu nerden bilirsin ? >>
Ya Muhammed , ihtiyacini kendi gibi birine acmaz. Her kim ihtiyacini kendi gibi birine uc gun ust uste anlatirsa, Allah onu sabredenlerden yazmaz. Sabirli kimselerin isi buna benzemez. Hasili , onun sabrini ; halinden , tavrindan ve sikayet etmeyisinden anlarim.
<< Sonra kim ? >>
Sukreden zengin.
<< Peki, ama zenginin sukreden oldugunu nasil anlarsin ? …>>
Onu gorursem ki , aldigini helal yoldan aliyor ve mahalline harciyor. Bilirim ki : sukreden bir zengindir.
Resullullah (s.a.) Efendimiz bu defa mevzuu degistirdi ve ona baska bir sual sordu :
<< Peki, ummetim namaza kalkinca , senin halin nice olur? ..>>
Ya Muhammed, beni bir sitma tutar . Titrerim.
<< Neden boyle olursun ; ya lain ? .. >>
Cunku bir kul , Allah icin secde edince bir derece yukselir.
<< Peki ya oruc tuttuklari zaman nasil olursun ?…>>
O zaman da baglanirim. Taa, onlar iftar edinceye kadar.
< Peki ya hac yaptiklari zaman nasil olursun ? >>
O zaman da cildiririm.
<< Peki, ya Kur’an okuduklari zaman nasil olursun ? ..>>
O zaman da, eririm. Tipki ateste eriyen bir kursun gibi eririm.
<< Peki ya sadaka verdikleri zaman halin nasildir ? .. >>
Ha, iste.. o zaman halim pek yaman olur. Sanki sadaka veren , bir testere alir eline ve beni ikiye boler.
Resullullah (s.a.) Efendimiz sebebini sordu : << Neden oyle testere ile ikiye bicilirsin, ya Ebamurre ? >>
Bunun uzerine iblis : Onu da anlatayim .. Dedikten sonra anlatmaya basladi : Cunku sadakada dort guzellik vardir. Soyle ki ;
1 – Allah-u Teala, sadaka verenin malina bereket ihsan eyler.
2 – O , sadaka veren kimseyi halkina sevdirir.
3 – Allah-u Teala, onun verdigi sadakayi , cehennemle arasinda bir perde yapar.
4 – Allah-u Teala, belayi sikintiyi ve ahlari ondan defeder.
Bundan sonra Resullullah (s.a.) Efendimiz ashabi hakkinda bazi sorular sordu :
<< Ebubekir icin ne dersin ?>>
Iblis ise su cevabi verdi : O bana cahiliyet devrinde bile itaat etmedi… Islam’a girdikten sonra nasil bana itaat eder ?
<< Peki, Omer b. Hattab icin ne dersin ? .. >>
Iblis ona da su cevabi verdi : Allah’a yemin ederim ki ; her gordugum yerde ondan kacarim.
<< Peki , Osman b. Affan icin ne dersin ? >>
Ondan utanirim … hem de cok … Nasil ki , Rahman’ in melekleri de ondan utanirlar…,
<< Peki, Ali b. Ebutalib icin ne dersin ? >>
Iblis onun icin de soyle dedi : Ah onun elinden bir kurtulsam… O, kendi basina kalsa ; ben kendi basima kalsam… O beni biraksa….ben de onu biraksam .. Ben onu birakirim ama o beni birakmaz.
Resullullah (s.a.) Efendimiz , yukaridaki sorulari sorduktan ve seytanin verdigi cevaplar kismen bittikten sonra , soyle buyurdu :
<< Ummetime saadet ihsan eden ; seni taa, belli bir vakte kadar seki kilan Allah’a hamd olsun. >>
Resullullah (s.a.) Efendimiz ‘ in o cumlesini duyan lain iblis soyle dedi :
Heyhat, heyhat… Ummetin saadeti nerede ? Ben , o belli vakte kadar diri kaldikca, sen ummetin icin nasil ferah duyarsin ?.. Ben , onlarin kan mecralarina girerim. Etlerine karisirim. Ama onlar , benim bu halimi goremez ve bilemezler. Beni yaradan ve baas gunune kadar bana muhlet veren Allah’a yemin ederim ki: Onlarin tumunu azdiririm. Cahillerini ve alimlerini … Ummilerini ve okumuslarini … Facirlerini ve abidlerini … Hasili, bunlarin hicbiri elimden kurtulamaz. Fakat , Allah’in halis kullarini … Evet, bunlari azdiramam.
Bunun uzerine Resullullah (s.a .) Efendimiz sordu :
<< Sana gore ihlas sahibi olan muhlis kullar kimlerdir ? … >>
Bu suale Iblis su cevabi verdi : Bilmez misin ? ya Muhammed , bir kimse ki , dirhemini ve dinarini sever … O Allah icin bir ihlasa sahip degildir. Bir kimseyi gorursem ki ; dirhemini dinarini sevmez ; ovulmekten, medhedilmekten hoslanmaz.. bilirim ki o : ihlas sahibidir… Hemen onu birakir kacarim. Bir kul mali ve ovulmeyi sevdigi sure , kalbi de dunya arzularina bagli kaldigi muddet , o size vasfini yaptigim kimseler arasinda bana en cok itaat edendir. Bilmez misin ki : mal sevgisi , buyuk gunahlarin en buyugudur. Bilmez misin ki ya Muhammed , bas olma sevgisi yine buyuk gunahlarin en buyukleri arasindadir.
Iblis anlatmaya devam etti :
Ya Muhammed , bilmez misin ? … Benim yetmis bin tane cocugum var. Bunlarin her birini bir baska yere tayin etmisimdir. Sonra … o her cocugumla birlikte yine yetmis bin tane seytan vardir. Onlarin bir kismini ulemaya gonderdim. Bir kismini genclere yolladim. Bir kismini da mesayihe saldim. Bir kismini da ihtiyar kadinlara musallat ettim. Genclere gelince , aramizda hicbir anlasmazlik yoktur. Onlarla gayet iyi geciniriz. Cocuklara gelince … Onlarla da , bizimkiler istedikleri gibi birlikte oynarlar. Bizimkilerin bir kismini da abidlerin basina dert ettim. Bir kismini da zahidlerin. Onlar bunlarin yanina girer.; halden hale sokarlar. Bir tepeden oburune … hep dolastirip dururlar. Oyle bir hal alirlar ki ; baslarlar, sebeplerden herhangi birine sovmeye… Iste … boylece , onlardan ihlasi alirim. Onlar bu halleri ile yaptiklari ibadeti, ihlassiz yaparlar gayri .. Ama , bu hallerin farkinda olmazlar. Iblis, bundan sonra , aldattigi bir rahibin hikayesini anlatmaya gecti. Ve soyle dedi : Bilmez misin ; ya Muhammed, Rahip Borsisa, tam yetmis yil ihlas ile Allah ‘a ibadet etti. Bu ibadetleri sonucunda ona oyle bir hal ihsan edilmisti ki ; Her dua ettigi hasta , duasi ve bereketi ile sifayap oluyordu. Onun pesine takildim. Zina etti. Katil oldu. Sonunda da kufre girdi. Bu o kimsedir ki ; Allah-u Teala aziz kitabinda , ona soyle anlatir : << …. Seytan hali gibidir ki ; o insana : Kafir ol .. Dedi. Vakta ki o kafir oldu. : Bu defa ona soyle dedi : Ben senden uzagim . . Ben alemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarim .>> (59/16)
Iblis bundan sonra bazi kotu huylar uzerinde durdu. Ve onlarin her birinden nasil istifade ettigini anlatti.. Bilmez misin ya Muhammed , yalan bendendir ve ilk yalan soyleyen de benim. Her kim yalan soylerse … o benim dostumdur. Her kim yalan yere yemin ederse … o da benim sevgilimdir. Bilmez misin ya Muhammed , ben Adem’e ve Havva’ya yalan yere Allah adina and ictim. <> (7/16) Dedim… Bunu yaparim cunku yalan yere yemin gonlumun eglencesidir. Giybet ve koguculuga gelince …. Onlarda benim meyvelerimdir ve senligimdir. Her kim talak uzerine yemin ederse … gunahkar olacagindan endise edilir. Isterse bir defa olsun .. Isterse dogru sey uzerine olsun. Her kim talaki agzina alirsa .. taaa.. hakikati belli oluncaya kadar karisi ona haram olur. Onlar bu halleri ile kiyamete kadar meydana getirecekleri cocuklar hep zina cocugu olur. Agza alinan o talak kelimesi yuzunden hepsi cehenneme girer. Ya Muhammed , namazi an be an tehir edilince … onu da anlatayim. O her ne zaman ki , namaza kalkmak ister; tutarim . ona vesvese veririm. Derim ki : ‘Henuz vakti var. Sen de mesgulsun. Hele simdilik isine bak. Sonra kilarsin.’ Boylece o, vaktinin disinda namazini kilar… Ve bu sebepten onun kildigi namaz yuzune atilir. Sayet o kimse beni maglup ederse .. ona insan seytanlarindan birini yollarim… Boylece onu vaktinde namaz kilmaktan alikoyar. O, bunda da beni maglup ederse .. bu sefer onun hesabini namazinda gormeye bakarim. O namazin icinde iken ; saga bak .. sola bak… Derim… O da bakar … O ki boyle yapti… Yuzunu oksar alnindan operim. Bundan sonra ona : Sen ebedi yaramaz bi is yaptin. Derim ve boylece onun huzurunu bozarim. Sende bilirsin ki ya Muhammed, her kim namazda , saga ve sola cokca bakarsa, baska seyler dusunurse, namazindan gafil olursa Allah onun namazini kabul etmez. Bunda da ona maglup olursam yalniz basina namaz kildiginda yanina giderim. Ve ona ; cabuk cabuk kilmasini emrederim. O da , baslar; namazini cabuk cabuk kilmaya. Tipki horozun , gagasi ile yerden birseyler topladigi gibi. Bu isi yaptirmakla da ona basari kazanamazsam bu sefer , cemaatle namaz kilarken onun yanina varirim. Orada basina bir gem takarim. Basini imamdan evvel secdeden ve ruku’dan kaldiririm. Imamdan evvel de secde ve ruku yaptiririm. Iste o boyle yaptigi icin , kiyamet gunu , Allah onun basini esek basina cevirir. O kimse bunda da beni yener ise, bu defa ona namazda parmaklarini citlatmasini emrederim. Boylece o beni tesbih edenlerden olur. Ama bu isi ona namaz icinde yaptirmaya muvaffak olursam. Bunda da maglup olursam , bu sefer ona tekrar giderim. Namaz icinde iken burnuna uflerim. Ben ufleyince , o esnemeye baslar. Sayet o, bu esneme esnasinda elini agzina kapamazsa onun icine kucuk bir seytan girer, dunya hirsini ve dunyevi baglarini cogaltir. Iste bundan sonra o kimse , hep bize itaat eder. Sozumuzu dinler. Dediklerimizi yapar.
Seytan bundan sonra konusmasina devam etti : Sen ummetin hangisi icin ferah duyarsin ki ? Ben onlara ne tuzaklar kurarim… ne tuzaklar. Miskinlerine , caresizlerine ve zavallilarina giderim. Namazi birakmalarini emrederim. Ve onlara derim ki : Namaz size gore degil.. O, Allah’in afiyet ihsan ettigi ve bolluk verdigi kimseler icindir. Sonra hastalara giderim : ‘Namaz kilmayi birak ‘ derim cunku Allah-u Teala : << hastalara zorluk yok…..>> (24/61) buyurdu. Iyi oldugun zaman kilarsin. Ve boylece o, namazini birakir. Hatta kufre de gidebilir. Sayet o, hastaliginda namazi terkederek olup giderse, Allah’in huzuruna cikarken, Allah-u Teala’yi ofkeli bulur. Sonra soyle dedi : Ya Muhammed , eger bu sozlerime yalan kattimsa , beni akrep soksun. Sonra…. Eger yalan varsa .. Allah ‘tan dile beni kül eylesin.
Iblis bundan sonra konusmalarina devam etti ve soyle dedi :
Ya Muhammed , sen ummetin icin ferah mi duyuyorsun ? Halbuki ben onlarin altida birini dininden cikardim. Bundan sonra Resullullah (s.a.) Efendimiz ona , yani Iblis’e asagidaki sekilde kisa kisa bazi sorular sordu. O da bunlara cevap verdi :
<< Ya lain , senin oturma arkadasin kim ? >> Faiz yiyen.
<< Dostun kim ?>> Zina eden.
<< Yatak arkadasin kim ?>> Sarhos
<< Misafirin kim ? >> Hirsiz.
<< Elcim kim ?>> Sihirbazlar.
<< Gozun nuru nedir?>> Kari bosamak.
<< Sevgilin kim ?>> Cuma namazini birakanlar.
Resullullah (s.a.v) Efendimiz bu defa baska bi mevzuya gecti ve soyle sordu
<< Ya lain , senin kalbini ne yikar ?>> Allah yolunda cihada kosan atlarin kişnemesi.
<< Peki, senin cismini ne eritir ?>> Tevbe edenlerin tevbesi.
<< Peki , cigerini ne parcalar, ne curutur ? >> Gece ve gunduz, Allah’a yapilan bol bol istigfar.
<< Peki yuzunu ne burusturur ? >> Gizli sadaka.
<< Peki gozlerini kor eden nedir ?>> Gece namazi.
<< Peki, basini egdiren nedir ? >> Cokca kilinan cemaatle namaz.
Resullullah (s.a.) Efendimiz tekrar bir baska mevzua gecti ve soyle sordu :
<< Sana gore insanlarin en saadetlisi (!) kimdir? >>
Namazini bilerek kasden birakanlar.
<< Peki , insanlarin en sakisi kimdir ? >> Cimriler
<< Peki, seni isinden ne alikoyar ? >>
Ulema meclisleri
<< Peki , yemegini nasil yersin ? >> Sol elimle parmaklarimin ucu ile.
<< Peki , sam yeli estigi zaman ve ortaligi sicaklik bastigi zaman cocuklarini nerede golgelendirirsin ? >>
Insanlarin tirnaklarinin arasinda. Resullullah (s.a.) Efendimiz bundan sonra , bir baska bir mevzuu sordu. Iblis de cevap verdi .
<< Rabbinden neler talep ettin ? >>
On sey talep ettim.
<< Nedir onlar ya lain ?>> Sunlardir :
Allah’tan diledim ki, beni Ademogullarinin malina ve evladina ortak ede. Bu ortaklik talebimi yerine getirdi. Ki bu : << Onlara ortak ol… Mallarina ve cocuklarina . Onlara vaad et. Halbuki seytan onlara gurur vaad eder…>> (17/64) Ayet-i Celilesi ile sabittir.
Her besmelesiz kesilen hayvan etinden yerim , faiz ve haram karisan yemeklerden yerim. Seytandan Allah’a siginilmayan malin da ortagiyim. Her kim hayvana binerken , helal yola gitmeyi degil de , aksini isteyerek binerse , ben de onunla beraber binerim. Yol arkadasi ve binek arkadasi olurum. Bu da Ayet-i Kerime ile sabittir. << Onlar uzerine suvarilerinle , piyadelerinle yaygara cikart..>> (17/64) Allah-u Teala’dan diledim ki : Bana bir ev vere .. Bu diledigim uzerine hamamlari bana ev olarak verdi. Diledim ki bana bir mescid vere. Pazar yerlerini bana mescid yapti. Benim icin bir okuma kitabi vermesini istedim. Siirleri bana okuma kitabi olarak verdi. Istedim ki ; bir ezan vere , Mezmurlari verdi. Diledim ki ; bana bir yatak arkadasi vere.. Sarhoslari verdi. Diledim ki ; bana yardimcilar vere … Bunun icin de Kaderiyye mensuplarini verdi. Istedim ki ; bana kardesler vere ..Mallarini bos yere israf edenleri verdi. Bir de masiyet yoluna para harcayanlari.
Bunlar da su Ayet-i Kerime ile sabittir : << O kimseler ki ; mallarini bos yere harcarlar… Onlar seytanin kardesleri olmuslardir. >> (17/27) Bir ara Resullullah (s.a.) Efendimiz soyle buyurdu : << Eger soylediklerini, Allah’in kitabindaki ayetlerle ispat etmeseydin. Seni tastik etmezdim.>>
Bundan sonra Iblis devam etti : Ya Muhammed , Allah’tan diledim ki ; Ademogullarini ben goreyim ama onlar beni goremeyeler. Bu dilegimi de yerine getirdi. Diledim ki ; Ademogullarinin kan mecralarini bana yol yapa ; Bu da oldu. Boylece ben, onlar arasinda akip giderim. Gezerim. Hem nasil istersem. Butun bu isteklerimi verdi . Ve ben bu hallerimle iftihar ederim. Sonra sunu da ekleyeyim ki ; benimle beraber olanlar , seninle beraber olanlardan daha coktur. Iste .. Boylece kiyamete kadar , Ademogullarinin ekserisi benimle beraber olurlar.
Bundan sonrasini Iblis soyle anlatti : Benim bir oglum vardir. Adi : ATEME ‘dir. Bir kul, yatsi namazini kilmadan uyursa gider ; onun kulagina bevleder. Eger boyle olmasaydi ; imkan yok , insanlar namazlarini eda etmeden uyuyamazlardi. Benim bir oglum daha vardir ki ; onun adi da MUTEKAZI ‘dir. Bunun vazifesi de ; yapilan gizli amelleri yaymaya calismaktir. Mesela bir kul , gizli bir taat islerse ve bu yaptigini da gizlemeye calisirsa MUTEKAZI onu durter. En sonunda o gizli amelin yayilmasina ve aciga cikarmaya muvaffak olur. Boylece ; Allah-u Teala onun yuz sevabindan doksan dokuzunu imha eder. Cunku bir kulun yaptigi gizli bir amel icin tam yuz sevap verilir. Sonra, benim bir oglum daha vardir . Onun adi da KUHAYL dir. Bunun isi de , insanlarin gozlerini surmelemektir. Bilhassa, ulema meclisinde ve hatip hutbe okurken. Bu surme onlarin gozune cekildi mi , uyuklamaya baslarlar. Ulemanin sozlerini isitmezler. Boylece hic sevap alamazlar. Bundan sonra Iblis soyle anlatti : Hangi kadin olursa olsun .. Onun kalktigi yere seytan oturur. Sonra kadinin kucaginda mutlaka bir seytan durur. Ve onu , bakanlara guzel gosterir. Sonra o kadina bazi emirler verir. Mesela : Elini kolunu disari cikar ; goster. Der .. o da , bu emri tutar. Elini , kolunu acar, gosterir. Bundan sonra , o kadinin haya perdesini tirnaklari ile yirtar.
Iblis bundan sonra ; Resullullah (s.a.) Efendimiz ‘ e kendi durumunu anlatmaya basladi : Ya Muhammed bir insani delalete suruklemek icin elimde bir imkan yoktur. Ben ancak vesvese veririm. Ve bir seyi guzel gosteririm. O kadar. Eger delalete suruklemek elimde olsaydi , yeryuzunde ; << Allah’tan baska ilah yoktur ve Muhammed Allah’in resuludur. >> diyen herkesi , oruc tutani ve namaz kilani hic birakmazdim. Hepsini delalete dusururdum. Nasil ki senin elinde de , hidayet nevinden bir sey yoktur. Sen ancak Allah’in Resulusun. Ve teblige memursun. Sayet hidayet elinde olsaydi, yeryuzunde tek kafir birakmazdin. Sen Allah’in halki uzerinde bir huccetsin. Ben de kendisi icin ezelde sekavey yazilan kimselere sebebim. Said olan kimse , taa , ana karninda iken saiddir. Saki olan da , yine ana karninda iken sakidir. Saadet ehli kilan da Allah , Sekavet ehli kilan da Allah .
Bundan sonra Resullullah (s.a.) Efendimiz su iki Ayet-i Kerimeyi okudu.
<< Bunlar, taa sonuna kadar boyle degisik sekilde devam edecek… Ancak Rabbin esirgedikleri haric..>> (11/118-119) << Allah’in emri behemehal yerini bulan bir kaderdir.>> (33/38)
Bundan sonra Resullullah (s.a.) Efendimiz , Iblise soyle buyurdu :
<< Ya Ebamurre, acaba senin bir tevbe etmen ve Allah’ a donmen mumkun degil mi ? Cennete girmene kefil olurum.
Bunun uzerine Iblis soyle dedi :
Ya Resullullah , is verilen hukme gore oldu. Karar yazan kalem de kurudu. Kiyamete kadar olacak isler olacaktir. Seni peygamberlerin efendisi kilan , cennetin ehlinin hatibi eyleyen ve seni halki icinden secen ve halki arasinda bir gozde yapan, beni de sakilerin efendisi kilan ve cehennem ehlinin hatibi eyleyen Allah’tir. Ve O, butun eksik sifatlardan munezzehtir. Ve Iblis cumlelerini soyle tamamladi : Iste bu soylediklerim sana son sozumdur. Ve butun soylediklerimi de dogru dedim.
Evvel, ahir , zahir, batin , alemlerin Rabbi olan Allah’ a hamd olsun. Efendimiz Muhammed Nebiye (s.a.v ) Allah salat eylesin. Keza onun aline de ashabina da … Bizleri de O’nun (s.a.v) sefaatine nail eylesin… Amin.