Layık olan medeni demokratik bir ülkede yaşayan İslamiyeti seçmiş bir fert, Müslüman olarak din hürriyetine de sahip oluyor. NE MUTLU ONA! Bu hürriyete sahip olduğuna göre Müslüman olarak Namaz kılıyor musun? Isverenin ile yaptigin is sozlesmesine uyuyorsun, uymazsan isinden atilacaksin, peki eger Musluman isen, ALLAH ile yaptigin sozlesme hukumlerine uyuyor musun? Yani, Allah’a karsi kulluk vazifeni yapiyor musun? Bu sorunun cevabı bize değil, Yaratan’a verilecek ergeç! Biz ise sadece hatırlatma yapıyoruz sevdiklerimiz için fiziki ölümlerden önce!
Bu soru çok önemli, çünku layık bir ülkede İslamiyeti seçmiş biri Müslüman olarak Allah’a karsi vazifesi olan namazını layıkıyla kılıyorsa çok güzel ve tek kelime ile şahane!!! Çünki, iki namaz arasında bu insan kötü bir iş yapamıyacağından mensup olduğu toplumu, cemiyeti, ve neticede mensup olduğu ülkeyi de her yönüyle yükseltecektir. ŞUURLU NAMAZ KILANIN HİÇBİR KİMSEYE ZARAR VERMESİ, ZARARI DOKUNMASI ASLA MÜMKÜN DEĞİL!!! Zarar vermesi düşünülemez ve parazit olarak yaşaması da mümkün değil, tembel de olamaz, çalışkan olmalı, yalan söylememeli, hirsizlik yapmamali, rusvet almamali, verdiği sözünde durmalı, güvenilmeli ve pek çok iyi sıfatlara sahip olarak kanunlarimiza uygun uygulamalar yapmalı! Çünki, ALLAH onu insanların göremediği coğrafyada ve zamanda da görmekte, 300 metre yer altinda, denizalti icinde 2,000 metre derinliklerde veya uzayda 50,000 km uzakta da izlemekte ve her an zifiri karanlıklarda bile aktif termal kameraların yapamadığı kayıtları yapmakta! BU İNSAN KÖTÜ ŞEYLER YAPABİLİR Mİ HİC? YAPAMAZ! İNSANIN ZARARINA BİR FİİL İŞLİYEMEZ, HİC KIMSEYE ZARAR VEREMEZ, HIC KIMSEYI İNCİTEMEZ VE ASLA ÖLDÜREMEZ. HATTA KARINCAYI BİLE ÖLDÜREMEZ! ÇÜNKİ İLK ÖNCE, HER SEYDEN ÖNCE ALLAH’DAN KORKAR DA ONDAN! ALLAH’DAN KORKMAYAN INSAN KILIKLILAR ISE HER SEYI OLMEDEN ONCE ISTERSE YAPABILIR. YANI BU IMTIHAN DUNYASINDA OLMEDEN ONCE KENDISINI HAYVANLARDAN DAHA ASAGILARA DA INDIREBILIR. AMA OLDUKTEN SONRA BUTUN YAPTIKLARININ HESABINI VERECEK VE BELKI DE SONSUZLUKDA IZDIRAP VE ISKENCE ICINDE KALACAKTIR. ISTE FARK BU! EN ONEMLI FARK OLUMLERDEN SONRAKI FARKLAR OLACAK! Insanların ve polisin göremediği yerlerde onu Allah görmektedir. Bunlar bir müslümanın bilmesi ve yapması gerekenlerdir. Bunların yapıldığı ve yaşandığı 1453′lerdeki Fatih Sultan Mehmet devrindeki gibi Hıristiyanlara, Yahudilere ve Müslümanlara verilen ibadet, yaşam ve sosyal konulardaki haklar ve hurriyetlerle beraber herkes din, dil, ırk, renk ve kültür farkları olmaksızın sanki bir layıklık anlayışı içinde biribirlerine saygılı davranıp, can-ı gönülden ülkeleri icin birlik ve beraberlik icinde çalışmışlar ve ülkelerini yükselterek üç kıtaya hükmetmişlerdir ta 1450′lerde. DİKKATLERİNİZE, BUNLAR 1450′lerde OLUYOR, 2008′lerde değil!!! HERKES KENDI SAHIP OLDUKLARI DINLERININ VERDIKLERI GAYRET VE CALISKANLILIKLA, BIRIBIRIYLE KENETLENMIS GUCLU BIR OSMANLI IMPARATORLUGU YASATMISLARDIR ASIRLAR BOYUNCA. INSANLAR YARATANINI ALDATMAZSA, BIRLIKTE YASADIKLARI INSANLARI ASLA ALDATMAZLAR VE MENSUP OLDUKLARI CEMIYET VE MILLET YUKSELISE GECER! ALDATMAYA BASLADIKLARINDA VE ZEVK VE SEFAYA DUSTUKLERINDE DE YIKILIVERIR O KOSKOCA IMPARATORLUK! Layıkiyle Müslüman olanların ülkesi duraklamıyacak ve gerilere de kesinlikle gitmiyecek ve muasır medeniyete sahip ülkeleri de geçecektir. NE MUTLU ONA ve ONLARA!!! BU BIR KURAL ve KURALI KOYAN DA BIZLERI YARATAN OLUYOR!!! EGER ÖZÜRLÜ OLMADIĞIN HALDE, MUSLUMAN OLARAK NAMAZI KILACAK DURUMDA OLAMIYORSAN, KILMIYORSAN, VEYA KILDIGIN NAMAZI LAYIKIYLE KILMIYORSAN, GÖSTERİŞ V.S. PEŞİNDEYSEN, VAY HALİNE, GERÇEKTEN YAZIK EDIYORSUN KENDİNE ÖBÜR DÜNYA HAYATINI!!! INSANLARI ALDATABILIRSIN, AMA ALLAH’I ALDATAMAZSIN. BU DA ERGEÇ ANLAŞILACAK BIR GERCEK, FAKAT GERCEGI ANLAYINCA GEÇEN ZAMAN, İSRAF EDİLEN ZAMAN GERİYE DE GETİRİLEMİYECEK!!! TEK KELİMEYLE NAMAZ KILMAK MÜSLÜMAN OLANIN VAZİFESİ. HIRISTİYANIN VAZİFESİ DEĞİL VE HIRİSTİYANA DA SON DERECE SAYGILIYIZ. EĞER ANNEMİZ HIRİSTİYANSA ONU ISTEDİĞİNDE KİLİSEYE DE GÖTÜRMEMİZ GEREKİR. HATTA YÜRÜYEMİYORSA ONU SIRTIMIZDA TAŞIYARAK DA KİILİSEYE GÖTÜRECEĞİZ. BU VAZİFEMİZ OLUYOR. 500 SENE ÖNCELERİ BİLE ATALARIMIZ OLAN OSMANLILARDAN BÖYLE YAŞIYANLAR VE BÖYLE YAPANLAR DA VARDI. ANLAYIŞLAR BÖYLEYDİ. KARIMIZ DA HIRİSTİYAN OLABİLİR. BUGÜN 2008′LERDE BİLE TARİHİMİZDEN, OSMANLI İMPORATORLUĞUNDAN ÜÇ KITA HALKI / İNSANLARI ARASINDAKİ KAYNAŞMAYI, HOŞGÖRMEYİ, DAYANIŞMAYI, SEVGİ VE SAYGININ HANGİ DERECELERDE OLDUĞUNU ÖĞRENEREK BUGÜNKÜ HAYATIMIZA TATBİK ETMEMİZ GEREKENLERİN DE VAR OLDUĞUNU MÜŞAHEDE EDİYORUZ. BÜGÜNLER İÇİN GÜZEL OLANLARI TATBIK ETMEMİZLE, TARİHSEL TECRÜBELERİMİZE HAYAT VERMİŞ OLACAĞIZ. BUNLAR BİZLERİ GERİLERE DEĞİL GERÇEKTEN İLERİLERE VE BUGÜNLERDE İHTİYACIMIZ OLAN MİLLETÇE TOPYEKÜN DAYANIŞMANIN DORUĞUNA YÜKSELTECEKTİR. BURADA GERÇEK BİR MİSALİ VERDİĞİM YAZIMIN SONUNDAKI YORUMUMU OKUYUNUZ. TARİHİMİZLE İFTİHAR EDİYORUZ.
Mescitler, camiler ve her dine mensup kisiler icin dusunce odalari / ibadet odalari havaalanlari dahil dunyanin her yerinde, pek cok yerde mevcut. Eger bulundugumuz yerde mescit veya ibadet yeri yoksa, evimize veya otelimize dondugumuzde kacirdigimiz gunluk namazlarimizi da kaza etmemiz mumkun. Yolcu olanlar icin de kolayliklar var, hastalar icin de istisnalar ve kolayliklar var. Dinimizde zorluklar yok. Zaten dinimizin gerekliliklerini zorlastirmak degil, kolaylastirmamiz gerekiyor. Ibadetlerini yapmak istiyenler icin buyuk kolayliklar var gunumuzde, yeterki samimi olalim. Suistimal etmiyelim, edersek kendimiz kaybediyoruz. Hatta suyun olmadigi yerde, teyemmum yaparak da ibadetlerinizi yapar, namazlarinizi kilabilirsiniz. Bilindigi uzere ibadetler kisi ile Allah arasinda olup, baskalarina gosteris yapilmadan yerine getirilmesi gerekiyor ve makbul olani da bu. Kul olarak vazifemiz oldugu icin mensup olunan dinin geregi ibadetlerimizi yapiyoruz. Kiliseye gidene de, Camiye gidene de saygili olmaliyiz. Bir isyerinde imzaladigimiz 12 aylik sozlesmenin sartlarina gore calisiyoruz. Vazifemizi yapiyoruz, karsiliginda aylik maasimizi aliyoruz. Sozlesme sartlarini yerine getirmezsek, sozlesmemiz isveren tarafindan feshediliyor ve maasimiz da kesiliyor. Sartlara uymadigimizdan, hak iddia da edemiyoruz. Oyle de, bizi Yaratan ile yaptigimiz hayat boyu gecerli olan sozlesmemize, yani Musluman olmakla yukumlu oldugumuz maddelere, sartlara da uymamiz gerekmiyor mu? TABIIKI, BUNA DELI OLMIYAN VE COCUK OLMIYAN HERKES HUR DUSUNCESIYLE KARAR VERMELI VE GIDECEGI YERE KENDI AYAKLARI ILE ISTIYEREK VE GOZLERIYLE GOREREK VE KULAKLARIYLA ISITEREK, HERSEYI ALGILIYARAK GITMELI KI SOZLESME HUKUMLERINE GORE YAPTIKLARINDAN MESUL OLSUN! Sozlesme maddelerine uymuyorsak, nicin Muslumaniz diyoruz? Yetiskin biri olarak kimleri aldatiyoruz? Bebek degiliz, cocuk yaslarinda da degiliz, kendi irademizle yetiskin biri olarak Muslumanim diyebiliyorsak, dinimizin sartlarini yerine getirmemiz gerekmiyor mu? Mesela biri Muslumansa, fakat dininin geregini 80 senelik uzun omru boyunca yapmamissa, olunce nicin cenaze namazi kiliniyor o kisi icin?
Gecen gun Tokyo’da Namik Beylerdeki bir sohbetimizde beraber oldugumuz yedi kisilik arkadas grubunda cay icerken ve Turk incir tatlisini yerken genc bir kardesimiz aynen sunlari soyledi: Simdilik sadece Cumalari kiliyorum, insallah bir gun butun bes vakit namazlarimi da kilarim diyerek ilave etti: ICKI ICIYORUM, ANCAK PERSEMBE AKSAMI IS ICIN BERABER OLDUGUM KISI NICIN ICMIYORSUN DIYE SORDU, BEN DE BUGUN ICMIYECEGIM DEDIM, DEDI!!! BU DA COK GUZEL. BU GENCIMIZ SUURLANMAYA BASLAMIS VE CUMA NAMAZI KILACAGI ICIN PERSEMBE GUNUNDEN ICMIYOR, CUMAYA HAZIRLANIYOR VE SAYGILI DAVRANIYOR!!! NE KADAR GUZEL!!! BU HICBIR SEKILDE YOBAZLIK DEGIL, GERICILIK DEGIL, FANATIK BIR TUTUM DEGIL, GERCEKTEN LAYIK ULKELERDEKI 2008 YILLARINDA GORULEN MEDENILESMEK, ALLAHI VE KULUNU ALDATMAMAK VE GOSTERIS ICIN NAMAZ KILMAMAK OLUYOR!!! BU GENCIMIZ KENDINI 30 YASLARINDA BULMAYA VE KESFETMEYE BASLAMIS KI, NE MUTLU ONA!!! ALLAH BIZIM BILMEDIKLERIMIZI DE BILIR, HERSEYIN EN IYISINI BILIR, BU YAZDIKLARIM DA BENIM BILDIKLERIM. Namazlarini da kilan muslumanlar ibadetlerinin en onemlilerinden birini yapmis oluyorlar. Ibadetleri tam olan Muslumanlar gökten zenbille inmiyorlar, aramızda yaşıyorlar ve cemiyet icinde, sosyal düzen içinde gördükleri ve tecrübeleriyle şuurlanıyorlar.
Mesela, ben ODTU’de 1965 yilinda birinci sınıftayken beş vakit namaz kılmaya başladım. ODTU’de anarşik olayların baslangıcı, anarşik olaylar, boykotlar şuurlanmamı sağladı. Sadece ben degil, yuzlerce, binlerce genc suurlandi. 1965′lerde Turkiye Camilerindeki cemaatin yas ortalamasi Cuma cemaatleri haric 50′nin uzerindeydi, yani gencler vakit namazlarinda camilerde yaslilara gore azinliktaydilar. Ama, 1990′lardan sonra gencler camilerimizde cogaldilar. 1979 yilindan beri devamli Japonya’dayim ve Turkiyeye her seneki gidislerimde genc cemaatin gittikce cogaldigini gozlerimle gorerek cok daha mutlu olmaya basladim. Layik T.C’mizde artik genc muslumanlarimiz 1970′lere gore cok daha kulturlu, bilgili, tahsilli ve suurlu bir duruma geldiler!!! Yuzde 98′i veya yuzde 99′u musluman olan milletimizi tebrik ediyorum. BU TEBRIK, ILERI GORUSLU CALISKAN, BILGILI, TAHSILLI, KULTURLU VE BIRIBIRINE DESTEK OLAN, HER KONUDA BIRIBIRLERINE YARDIMCI OLAN VE OLMAYA CALISAN GENC DINAMIK LAYIK MUSLUMANLARIMIZIN SAYILARININ LOGARITMIK SKALADA COGALDIGI SEKLINDE ALGILANMALI!!! KI, TEBRIGIM BU NEDENLEDIR!!! 1965′li yillarda ODTU’de, genc talebe imamimiz -daha sonraki yillarda onlarca sene Medine-i Munevvere’de calismis ve o mukaddes mekanda vefat eden- Merhum Selahaddin Yeşilyurt ile beraber Cuma namazlarımızı ve vakit namazlarımızı eda ediyorduk. Allah’dan Rahmetler diliyorum Merhum Selahaddin Yeşilyurt’a! 1966-1970 suresinde, yani ODTU/deki anarşik olaylar ve boykotlar zamanında, birkac kisinin silah cekerek pek cok talebeyi zorladigi siralarda, zorla para toplandigi siralarda, bizim grubumuz daha da suurlanarak ODTU’deki mescit sayisini arttirarak kendi arkadaslarimizla aramizdaki dayanismayi pekistirdik. Ve gunumuzde camilerimizdeki cogunlugu teskil eden genc kulturlu neslimiz, layikiyle namaz kildiklarinda, onlar hem kendilerini yukseltecekler ve hem de layik ulkemizi ve milletimizi yukselteceklerdir, bundan hicbir suphemiz olmamali, onlarla gururlanmaliyiz, gurur duymaliyiz. NAMAZ KILMANIN CAHILLERE, OKUMAMISLARA VEYA KOYLULERE AIT OLACAGI GIBI BIR DURUM YOK ORTADA. AMERIKALI ASTRONOT, AY YOLCULUGUNDA ALLAH’IN VAR OLDUGUNU ANLIYARAK DUNYAYA GERI DONDU VE BIR KISIM ASTRONOT MISYONER OLDU, HERKESIN BILDIGI GIBI!!! ALLAH’IN VARLIGINI ANLAMAK ICIN DE AYA SEYAHAT ETMEYE GEREK YOK. DUSUNEN BIR AKILA SAHIP OLAN YETISKIN BIRININ SADECE BIR KARINCAYA BAKARAK ALLAH’I BULMASI MUMKUN!!! YAHUT SADECE SACIMIZIN BIR TELINI MIKROSKOP ALTINDA INCELEMEK KAFI VEYA SACIMIZIN BILE HERBIRIMIZIN DNA SKALASINDA BASKALARINA BENZEMEDIGIMIZ OZELLIKLERIMIZI TASIDIGINI ANLAMAMIZ BILE YETER ALLAH’IN VAR OLDUGUNU ANLIYABILMEK ICIN!!!
Simdi basliktaki konumuza girelim:
Neden namaz kılmıyorsun???
Namaz kılmamak için bir sebebin mi var yoksa?
Ne olabilir ki namazdan önemli olan sebep???
Dur ben tahmin edeyim:
Namaz kılacak vaktin yok değil mi?
Ama onların da yoktu...
Ya Bedir savaşına ne demeli:
Savaş hiç durulmuyordu aksine gittikçe kızgınlaşıyordu, bu arada ikindi
vakti çıkmak üzereydi, ama kılacak zamanda yoktu karşında en az on
katın düşman vardı. Kenara çekilip de namaza duramazdın, yada namazı
kılmıyacaksın di mi ben ce en kolayı bu…
ya onlar ne yaptı Peygamberimiz 300 kişilik ordusun ikiye ayırdı yarısı
geriye çekildi diğer yarısıdaha ileri atıldı ve daha bir kuvvetle savaştı,
ve geriye çekilenler Peygamberimizin imamlığında namazı kıldılar, bitince
de digerleri ile yer değiştirip onlar savaşmaya başladı. Diğerleri geri
çekilip yine Peygamberimizin imamlığında namazı eda ettiler…
sence onların zamanı varmıydı? ya da bunların…
Ama o zaman bu yoktu değil mi?![]()
Ya da bu

eee tek sebebin bu mu yani? başkaları da yok mu?
hem vakit bulsan bile nerde kılacaksın ki namazı yer yok ki
evde değilsin zaten, başka yer de yok değil mi?
sence onların yeri var mı?
bu da tutmadı başka yok mu bahanen?
yada yolculuk yapıyosundur değil mi, kılacak yer yok ki olsa kılardın…
peki onların var mı?
buda olmadı galiba? yada çok yoğunsundur, çok işin vardır hiç ayıracak
vaktin yoktur değil mi?
onların da işi çok ama bi on dakika ayırabiliyorlar buda olmadı galiba?
yada çok yoğunsundur, çok işin vardır hiç ayıracak vaktin yoktur değil
mi?
onların da işi çok ama bi on dakika ayırabiliyorlar
ama senin bir dakikan bile yok değil mi?
bir düşün bakalım bu kadar vakti ne için harcıyosun, dünyalık için
değil mi?
iyi para kazanıyım, rahat yaşıyım, param pulum olsun hepsi bunun
için mi?
bir daha düşün sen önce kim götürmüş bir bez parçasından
başka bir şey,
orada rahat etmek için kim biriktirebilmiş veya götürebilmiş
kazandıklarını?
oraya gittiğinde ilk sorulacak soru ne biliyor musun?
yaa o zaman ne cevap vereceksin, vaktim yok diyemezsin, yer
bulamadım diyemezsin, işim vardı diyemezsin değil mi?
belki şunu dersin: ‘bu kadar çabuk beklemiyordum ölümü yoksa
kılacaktım
ileride namazımı ve kaza namazı da kılacaktım’……..ama senin yaşın genç
daha yaşlanınca kılarsın değil mi hem o zaman bol bol vaktinde olacak,
ya yaşlanmazsan…….
ya sen namaz kılmadan, senin namazını kılarlarsa….. ne yapcan???

Bunlar kadar genc misin, sen? ama bak, onlar kılıyor, neden?
namaza yetişmek için koşan bir çocuğa Hz.Ömer ’sen daha çocuksun
bu kadar telaş etmene gerek yok sen daha küçüksün namaz sana farz
değil’ demişti,
ve çocuk demişti ki:’Amca, amca! Bu işin büyüğü küçüğü olur mu?
Daha dün mahallemizde bir çocuk öldü.
Üstelik benden de küçüktü. Ölüm denen gerçeğin büyük küçük ayırdığı
yok. En iyisi her yaşta buna hazır olmalı.
Hem bu yaşta Namaza alışmazsam, büyüyünce kılmak zor gelebilir.’
sen hala gencim de…?
aaa olmadı hastasın değil mi onun için kılamıyorsun, özür dilerim…..
ama iyileşmen için namaz kılman gerektiğini biliyor musun?
öyle dememiş mi Peygamberimiz ‘namazda şifa var’ kalk bir kıl bakalım
namazın hastalığın kalıyor mu o zaman???
bak o da hasta üstelik kaç yaşına gelmiş!!!
ama ayakta duramıyosun değil mi?
oturarak kıl, oturamıyosunda(yatalaksın)
kafanla kıl o zaman, yoksa tamamen felç mi geçirdin
(şimdi yırttın galiba)
zannetme ki yırttın!!! YIRTAMADIN!!! o zaman da
gözlerinle kıl bak bu kadar kolaylık var, eminim başka bahanelerin de
vardır…değil mi? yaaa boş ver hem sen niye namaz kılacaksın önemli
olan kalp değil mi? senin kalbin temiz kılsan ne olacak ki?
O Güzeller Güzelinin kalbi kapkara mıydı, pislik içinde miydi de,
ayaklarının altı şişinceye kadar namaz kılardı?
eee gördün mü kalbin Efendimizin kalbinden de mi temiz acaba???
değil, değil mi?
bu da olmadı var mı başka bahanen kalmadı mı yoksa uyduracak
bir şeyler?
tamam hepsini kılamıyorsun bari bir iki vakiti kıl olmaz mı?
bahanelerini dinleme(me)k isterim veya dur bunları da ben tahmin
ediyim…
sabah namazına uyanamıyorsun, sabahın köründe kim kalkacak ki
uykunu mahvedeceksin değil mi?
ya böyle bir ilan görsen ne yapardın acaba?
sen mi gitmeyeceksin yalan bari
söyleme ilk sen olmak için geceyi orda geçirirdin…
olmadı, gelelim öğleye, off öğle vakti o kadar telaşede namaza
vakit mi ayırcaksın bir sürü işin gücün var yetişemiyorsun zaten,
bir de namaz
hiç olmaz bu kadar işin arasında namaz mı olur?
ama yemeğini yemeden öğleyi geçirmiyorsun belkide zevkini çıkara
çıkara 1 saatte yiyosun yemeği değil mi, yemek daha önemli değil mi???
ya ikindin ne olacak??
dur şimdi zaten yoruldun bütün gün işler hala bitmedi bu yorgunlukla
namazını felan kılamazsın, ama dedim ya az önce bir daha diyeyim
ne demiş Peygamberimiz’hasta mısın, yorgun musun, çaresiz misin,
… o zaman namaz kılda geçsin bunların hepsi…
yenilecek, zaten akşam vaktide kısa yetişemiyorsun değil mi?
evine 10 dakika sonra girsen ne olacak kaçmıyor ya ev, ama vakit
gidiyor bir daha bulabilecekmisin o vakti???
yatsı namazını hiç sormuyum değil mi?
o saatte namaz mı kılınır insanın uykusu geliyor uykulu uykulu
namaz kılınmaz ki…
ama nedense başka zamanlar uykun gelmiyor, mesela bunlara
bakarken hiç uykun gelmiyor değil mi?
eee bunlarda olmadı vakitlerin birinden bile sıyıramadın yakayı,
var mı başka bahanen benim aklıma bu kadarı geliyor, senind e aklına
gelmiyor değil mi? kalmadı çünkü başka bahane… aslında var ben sana
söyleyim mi üstelik bu sefer kesin kurtulursun namaz kılmaktan
(zaten kılmıyosunda) üstelik bir tane değil, ne mi dur söyleyim:
üstelik kocaman adamsın ve İslamiyeti seçmiş bir insansın,
kafir de değilsin eee demek ki neymiş namazdan kurtulamazsın………….
sana sesleniyorum ey insan boşver sen nefsini o zaten hiç
namaz kılmak istemez ki sen dinleme onu bak yukarda birden sıraladı
bahaneleri sonuç ne peki? koskoca bir hiç. yani gel namazını kıl uyma
sen ona yoksa sende mi uyduracaksın bahane ama kalmadı ki bahane,
niye mi namaz kılacaksın? dur onu da söyleyim:
sen müslümansın degil mi? (elhamdülillah) eee kanıtın ne nasıl
ispatlarsın bana müslüman oldugunu, tabii ki namaz kılarak
islam demek namaz demektir namaz dinin direğidir onun için…
bir de gözünü çevirde bak etrafına
bu güzellikleri Yaratan övülmez mi, ona sana verdiği binlerce nimet için
şükredilmez mi, tabi ki şükredilir bu da en güzel şekli olan namazla olur,
hem sen namaz kılmakla Allah ’ı yüceltemezsin O zaten Yüceler Yücesi,
sen ancak Rabbimin katında kendini yüceltirsin…
Yüce Allah buyurmuyor mu:
‘namazdan sonra edilen dua reddolunmaz’ diye, haydi onlar için
başka bir yapmıyorsun (yapamıyorsun) madem en azından dua et…
hem bak doğada herşey ona secde ediyor.
sen daha ne duruyorsun?
şimdi gel ne dersin artık başlayalım mı namaza?
haydi mevlanaca namaz kılmaya var mısın??
onun gibi secde ede ede seccadeyi lime lime etmeye var mısın?
Veysel Karani gibi geceleri gündüzleri namazla geçirmeye var mısın?
öyle güzel bir namaz kılarmış ki mübarek bir geceyi sadece kıyamda,
bir gece sadece ruküda, bir gece sadece secdede geçirirmiş…
Hz. Ali namaza durunca çıkarıyorlar, hem de kılı bile kıpırdamıyor,
soranlara da ‘biz namaz kılarken can kuşumuzu salıveririz’ demiş,
var mısın böyle namaz kılmaya?,
Hz. Rabia gibi, gözlerinde yaş kalmayıncaya kadar namaz da
ağlamaya var mısın?
ve O GÜZELLER GÜZELİ, namazı en güzel kılan O kimse onun gibi
Kılamazdı, varmısın onun ümmeti olarak namaz kılmaya?
bahane uydurmaz, namaz kılmak için kendine yollar arardın
bu zamanda….. nasıl mı namaz kılacaksın?
namaz kıldığın yer Mescid-i Haram(KABE) olacak ve
imamın Hz. Muhammet Mustafa olacak ve Hz. Ebubekir, Hz. Ömer,
Hz.Osman, Hz.Ali ve sahabeyle birlikte namaza duracaksın….
demektir. Tekbir getirerek kurban kesildi ğibi, tekbirle namaza
başlamak da, ‘Allah ’ım canımız Sana feda olsun!’ anlamındadır.
Namazda kıyama durmak, Allah ’ın huzurunda kıyametteki
muhasebeyi hatırlatır. Kul, biraz sonraki hakkıyla yerine getiremediği
kullugundan ve işlediği günahlardan dolayı, utancından ayakta
durmaya dermanı kalmaz, rükuya eğilir.
Başı rükuda iken’Hakk’ın suallerine cevap ver’ diye İlahi ferman gelir.
Kul, rükudan başını mahcup olarak kaldırır. Ayakta duramaz,
yüzüstü secdeye kapanır.
Tekrar ona,’Secdeden başını kaldır! Yapmış olduklarından haber ver’
diye ferman gelir. O, yine mahcup bir halde başını kaldırsa da,
tekrar yüz üstü kapanır.
içindesin aslında, ilk saf Kabe’nin etrafını çeviren ilk halkadır ve
sen de gittikçe büyüyen bu halkanın içindesin bu safın içindesin sen
namazı orda kılıyorsun sadece biraz arka saflardasın o kadar, inşAllah
ön saflarda da kılmak nasip olur… var mısın böyle namaz kılmaya?
hadi ey kalbim durma artık tövbe et ve Yaradanına en güzel hamdını
sun, temizle kalbini pislikten, dünyalıktan ve kula yakışır bir şeklide
MEVLA’ya yaklaş…
hadi be ruhum hadi be kalbim uymayın siz o nefsime o hep konuşur
ve sizi kötüye götürür, siz ondan güçlüsünüz, siz ona hükmedersiniz
hadi kırın onun gücünü biliyorum yapacaksın sen bunu hadi o zaman
bak Bilal-i Habeşi ezanı okumaya başladı.
haydi şimdi namaz zamanı, haydi şimdi kurtuluş zamanı…
KURTAR KENDİNİ…

Osmanli Imparatorlugu zamaninda 1470′li yillarda, yani takriben 535 sene oncelerinde, Istanbul’da izlenen dukkan sahipleri / esnaflar arasindaki gercek komsu iliskilerinin sadece bir kismini soyle ozetliyebiliriz:
Bir musteri sabahleyin Istanbul sokaklarinda bir dukkana gider ve biraz fazlaca olan ihtiyaclarini satinalmayi planlar ve dukkan sahibine 3 kilo seker, 5 kilogram un diyerek, diger ihtiyaclarini da siralayinca, dukkan sahibi musteriye dur diyerek soyle soyler: Burada dukkanimda yaptigin alisveris benim icin yeter, komsu dukkan daha sabah siftahini yapmadi, geri kalan ihtiyaclarini gidip komsumdan satinal der. Buradan goruluyor ki, bu derecede komsusu ile iliskisi olan ve komsusunu kalben dusunerek, bu dusuncesini isine aktarip, komsusunu ekonomik yonden destekleyen ve gereken icraati gonullu olarak yapan kisilerin sayesinde, Osmanli Imparatorlugu zenginlesmis, uc kitaya adaletle hukmetmis, din ve dil hurriyetlerini cesitli topluluklara tanimis ve Avrupa basta olmak uzere butun ulkeler o zamanlar Osmanli Imparatorlugundan medeniyeti, o zamanlarin teknolojisini, kultur ve diger zenginlikleri ogrenmistir. EGER BUGUN 500 YIL ONCEKI KOMSULUK ILISKILERIMIZDE YUKARIDA KISMEN IZAH EDILEN POZITIF ODAKLANMAYI YAPAMIYORSAK, BESYUZ YIL ONCELERINDEKI ATALARIMIZIN YAPTIKLARINA VE BASARILARINA GORE COK, COK GERILERDEYIZ DEMEKTIR. HIC DEGILSE BUNU KABULLENEBILIRSEK, YASAMAYA BASLADIK, HATALARIMIZI GORMEYE BASLADIK DEMEKTIR KI, BU DA BIR KAZANC SAYILIR BASLANGICTA. AMA BASLIYABILMELIYIZ BUNA ZAMANI DAHA COK ISRAF ETMEDEN! BILINDIGI GIBI GECEN ZAMAN DA GERI GELMIYOR!
ALLAH RAZI OLSUN
SELAMUNALEYKUM RAHMETULLAHİ VE BEREKATUHU
ALLAH C.C RAZI OLSUN
Eğer şimdi kılmazsan namazı bir gün mutlaka kılarlar senin NAMAZ’ını!
Mart ortalarinda Tokyo’ya ailemin yanina dondum. Ankaradaki dairem camimize cok yakin oldugundan cemaat ile namaz kilmaktan mutlu oluyordum. Tokyoda bazen esim bana ve bazen de ben esime haydi namaz kilalim diyerek, biribirimizi bes vakit namaza davet etmemiz ve beraber namaz kilmamiz da cok guzel oluyor ve Ankaradaki gunlerimi bu hususta aramiyorum. Namaz ibadetini husu icinde yerine getirdigimizde, bilindigi uzere hepimiz manen gucleniyoruz. Hepimizin dunyanin her yerinde kildigimiz namazlarimizin Allah indinde kabul olmasini ve cemaat sevabini cumleten almamizi diliyoruz. Namazi vakti girince eda edebilmekle hepimizin manevi mutlulugu da devam etmekte Allaha sukurler olsun. Uyku bolunerek, uykulu bir sekilde eşinizle beraber kıldığınız sabah namazlarının zevki ve manevi tadı da enfes! Tasfir edilemiyor! NEFİSLERİMİZ GERCEKTEN TERBİYE EDİLİYOR! Eşim oğrendiklerine gore diyor ki: Sabah namazı vaktinde, gece ve gündüz melekleri de bulunuyor. Yani meleklerin sayisi çok ve meleklerin en çok olduğu vakitlerden biri sabah namazı vakti. Duaların ve tovbelerin yapilacağı makbul vakitlerden biri sabah namazi vakti. Gece ve gündüz meleklerinin kendi aralarında devir teslimi yaptıkları vakit de sabah namazı vakti! Araştırmama göre, “…Sabah namazi şahitlidir” (Isra, 78) ayeti hakkında Hz. Muhammed (s.a.s), Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Efendimiz şu açıklamayı yapmıştır:
“Sabah namazında gece melekleri de gündüz melekleri de, hazır bulunurlar” Tirmizi, Tefsir, Benu Israil, (3136). Tirmizi hadisin sahih oldugunu soylemistir.
Sabah namazını dört duvar arasındaki evde değil de, dışarıda açık havada kılmanın sağlık yönüyle daha iyi oldugunu Eşim devamlı olarak senelerdir soylemekte. Sabah namazından sonra güneş doğuncaya kadar dışarıda kalmanın veya açık havada bulunmanınö yürümenin faydalarından bahsetmekte. Eşim devamla, bunu yapanların daha sıhhatte olduklarını bildirerek, güneş doğmadan önce gece ve gündüz Meleklerinin çokluğunu ve havadaki Ozon gazı yoğunluğunun yüksek seviyede olduğunu ve guneş doğduktan sonra havadaki Ozon yoğunluğunun azaldığını bildiriyor. Her sabah değil de, birkaç defa seher vaktine kadar, şafak sökünceye kadar evimiz yakınlarındaki sokaklarda yuruduk, dolastık eşimle beraber. Gercekten hissettigimiz kadarıyla guzel / sihhi birer yuruyus oldu her ikimize de. Gunes dogmadan once yeryuzundeki insanlarin bulundugu cografyaya ulasan isinlar ve elektro-manyetik dalgalarin diger vakitlere gore cok daha farkli oldugunu ister-istemez dusunuyorum. Ancak bu farklilik konusunda bu gune kadar maalesef bir arastirma yapmadim ve elimde bunu aciklayici bilgiler yok. Fakat tarif edemiyecegimiz bir guzellik ve rahatligin var oldugunu, acik havada gunes dogmadan once bulunan, dolasan biri soyliyebilir. Bildigimiz gibi, Allah herseyi –canlilari ve cansiz bildiklerimizi- insanlarin istifadesi icin yaratti, bu bir gercek. Fakat bazilarimiz maalesef istifade ettiklerimizi unutuyor, Allah’a hamd etmiyor, sukur etmiyor ve yaratana tesekkur de etmiyoruz genel olarak. Hatta, bazilarimiz buyukluk bile tasliyoruz. Ve bazilarimiz hadlerini bilmeden, bulduklariyla ve kesfettikleriyle buyukleniyorlar bile. Bazi bilginler ve astronotlar ise bulduklariyla ve / veya gordukleriyle dusunceye dalip, o zamana kadar bulamadiklari Allah’i da akillariyla bulabiliyorlar ki, onlari tebrik etmemiz lazim!
Bu zamana kadar aklimizla anliyamadigimiz ve cozemedigimiz ve hatta varligini bile bilemedigimiz pek cok sirlar / kanunlar var ki, bunlar ucsuz bucaksiz butun kainat alemi icin (kainattaki sayisiz yildizlarin milyonlarca isik yili zamaninda bile yeryuzune hala erisemedigi isinlari ile bu yildizlarin dunyamiza olan uzakligi ve dunyamizdan binlerce defa daha buyuk olan yildizlarin her birinin kendi yorungesinde biribirine carpmadan kainat icinde ahenkli bir sekilde vazifelerini yaptiklari dusunuldugunde, kainatin buyuklugu ve bunlari kontrol eden Allah’in guc ve kudreti en azindan bir parca anlasilmali akli basinda olanlar icin) ve kainatta her yarattigi ve hatta mikroskop altinda bile gorunemiyen canli veya cansiz varliklar icin Allah’in koydugu her konudaki (fiziksel, atomik, kimyasal (organik, inorganik), biyolojik, v.s.) gecerli kanunlarin sadece cok az bir kismini belki katirilyonda birini bulabildik bugune kadar!!! Proton olarak adlandirilan pozitif yuklu bir atom cekirdeginin etrafindaki yorungesinde veya yorungelerinde devamli donen yani hareket halinde olan negatif yuklu elektronlarin sayilari her madde icin belirli ve vazifelerini yapiyorlar. YANI, PROTON VE ELEKTRONLAR DA ATOMIK SKALADA ALLAH’I TESBIH EDIYORLAR! Bunlar mikroskop altinda gorunemiyen kucuklukte! Bir atomun proton adindaki cekirdek yapisiyla ve yorungesindeki electron sayilariyla buyuk bir enerji verilerek oynanildiginda, zoraki proton ve elektron sayilari degistirildiginde atom veya hidrojen bombalari yapilabiliyor. Bu da suphesiz Allah’in koydugu kanunlara gore gerceklestiriliyor. Yuksek isili buyuk enerjinin saglanmasi ise zenginlestirilmis uranyumun yakit olarak kullanilmasiyla mumkun. Tabiatda, mesela Uludag da tabii olarak uranyum madeni bol ve zarari yok, zenginlestirilince cevreye ve insanlara zarari var. Yuz sene once atom ve hidrojen bombalari yapilamamisti, bilinmiyordu, 1940′larda yapilabildi ve ikinci dunya harbinde kullanildi. Bugun icin bilinmiyenler de onumuzdeki surelerde bilinir hale ve yapilabilecek duruma gelebilir, bu teknolojik gelismeler buyuk afetler ve en sonunda beklenilen kiyamet gelinceye kadar devam edecege benzer.
Yaratiklarin tumu, gelisi guzel degil de, Allah’in kanunlarina gore Allah’in talimatiyla vazifelerini, fonksiyonlarini yapiyorlar, mesela elektronlarin atom cekirdegi etrafinda donmeleri ona Allah’in verdigi bir vazife oluyor. Bugunku butun insanligin tum bildiklerinden belki katirilyonlarca defadan daha fazla olan Allah’in bildikleriyle, sonsuzlugunu idrak edemedigimiz kainat icinde her seyin Allah’in tum kudretinde ve kontrolunda olarak koordineli bir sekilde fonksiyonlarini yapmalari hicbir sekilde tesadufi degil. BUNLAR TESADUFI OLAMAZ. MESELA, BIR ROKETIN AY’A FIRLATILMASI VE YORUNGESINE OTURTULMASI ICIN, 9 BOYUTLU HASSAS BIR HESABI ANCAK BILGISAYAR NISBETEN UZUN BIR SUREDE YAPABILMEKTE! PEKI, YUZBINLERCE YILDIZIN BIRIBIRINE CARPMADAN KAINATDA HAREKET EDEBILMESI VE BAZILARININ BIRIBIRININ TESIR ALANINA GIRDIKLERINDE ONCEDEN YAPILAN DAKIK HESAPLARIN DA ALT-UST OLMASI, FAKAT BUGUNE KADAR BU YILDIZLARIN, GEZEGENLERIN, GALAKSILERIN DUNYAMIZI ETKILIYECEK BIR CARPMA FAZINA GIRMEMELERI VE ZARARLI ELEKTROMANYETIK DALGALAR YAYMAMALARI NE ILE IZAH EDILEBILIR? TAKRIBEN 300,000 ADET HAREKETLI YILDIZLAR ICIN BIR MILYON BOYUTLU BIR HESABI YAPABILECEK BIR BILGISAYAR HENUZ DUNYADA YOK, MUMKUN DEGIL. MUMKUN OLSA BILE BU TEORIK BIR HESAP OLABILIR VE HER YILDIZI BIRER, BIRER BU HESAPTAKI PARAMETRIK YERINE, MILYARLARCA TONLUK KUTLELERIYLE BERABER BELLI BIR ZAMANDAKI KAINATTA TESBIT EDILMIS NOKTALARA KIM NASIL KOYACAK, BU YILDIZLARI YORUNGELERINE KIM OTURTACAK??? BU SORUYA ALLAH’DAN BASKA BIR CEVAP OLABILIR MI??? BU YILDIZLARA AYNI ANDA BELLI BIR ZAMANDA ILK HAREKETI VE IVMEYI HANGI GUC VERECEK??? BU UZAYSAL HAREKETLERIN YORUNGELERINI VE DENKLEMLERINI KIM BELIRLIYEREK, BU DENKLEMLERE GORE YILDIZLARIN HAREKETLERI MILYONLARCA / MILYARLARCA SENELIK BIR ZAMAN DILIMINDE GERCEKLESECEK??? DIGER TARAFTAN, BUGUN ICIN 200 BOYUTLU HESABI BILE YAPABILECEK BIR BILGISAYARIN HENUZ DUNYADA OLMADIGINI SANIYORUM. BILINDIGI GIBI, BIR OTOMOBILIN BELIRLI HIZIYLA GECTIGI NOKTALAR 3 BOYUTLU OLUP, x, y ve z koordinatlarindan olusmakta. YERYUZUNDEN HAVADAKI BIR UCAGA ATILAN FUZENIN HESAPLARI 6 BOYUTLU OLUYOR. BU GERCEK KARSISINDA, YUZBINLERCE YILDIZIN BIRIBIRLERIYLE CARPISMADAN HAREKET ETMELERI TESADUFLERLE IZAH EDILEBILIR MI? Zamani gelince, bir mikrop veya bakteriyle baslayan bir hastalik, yuzbinlerce veya milyonlarca insani oldurmekte. Bugun yeryuzunde hastalik olmasa bile mesela 1918 yilinda birbucuk milyon kisiyi olduren salgin hastaligin mikroplari / bakterileri yeryuzunde bugun bile bulunmakta. Tabiatta mikroplar da, bakteriler de denge halinde bulunuyorlar, denge bozulunca felaketler geliyor yasayan canlilarin uzerine. Denge bozulmalari, zaman, zaman goruluyor! Bir kismimizi Allah cesitli olaylarla tokatliyor / ders veriyor veya taltif ediyor, ama verilen dersi anliyan az gibi. Tokatlardan ders alan az gibi. Bazi ulkeler tehlikeli mikrop ve bakterileri laboratuvarlarinda gelistirip, sakliyarak, kendilerine gelecekteki biyolojik savas icin bir guc / potansiyel hazirliyorlar. Fakat, bu salgin mikroplari / bakterileri dusmanlarinin uzerine salivermeleri durumunda bu hastaligin kendilerini de vuracagini bilmeleri lazim. Bu gercekler, insani korkutmali, dusunceye yonlendirmeli ve insan aczini anlamali. Ve bilinmeli ki, kainatin tumu, tum varliklarla beraber, hepsi de her an Yaratan’in tum kontrolunda ve ustelik hersey her an kayit altinda ve hesap gunu hesap verecegiz. Hatta, boynuzsuz koyun bile, boynuzludan hakkini alacak. Bu durumda akıllarıyla hareket eden insanların mesuliyetleri cok buyuk. INSANLAR ARASINDAKI HAKLAR KONUSU, HAKLARIN CIGNENEMIYECEGI HUSUSU VE TECAVUZ EDILEN HAKLAR NEDENIYLE, CEZALARIN DA ILGILI OLANLARA ER-GEC MUTLAKA VERILECEGI HEPIMIZCE BILINMELI.
2009’a kadar gecen zamandaki insanlarin buldugu ve gelistirdigi teknoloji bana kalirsa Allahin bildiklerinin yaninda belki katirilyonda birinden bile az ve boyle bir mukayese de numerik olarak yapilamaz. Bu mukayeseyi yapmaktan da Allah’in affina siginiyorum. Gayem, birseyler anlatmaya calismak, yani demek istedigim soyle: Bugune kadarki bulduklarimizla, yarinlarda bulacaklarimizla ve yaptigimiz, yapacagimiz urunlerle / hi-tek cihazlarla, mevcut teknolojimizle mesela butun dunyadaki 100,000 uzman kisi olarak herseyi yaptik, hatta kismen yapacagiz, seklinde bile ovunemeyiz hicbir zaman. Insanlarin paralariyla ve yaptiklariyla simardiklari, ovunmiye basladiklari ve buyukluk tasladiklari bir zamanda ve yaptiklari bomba ve silahlarla yeryuzunu ve dogayi tahrip ederek bazi cografyalari ve insanlari kontrollari altina alarak buyukluk tasladiklari ve taslayacaklari, insanlarin biribirine deger vermiyerek hayvan muamelesi yapacaklari ve eziyet edecekleri bir zamanda yasiyoruz veya bu zamana cok yakiniz ve kiyamet gunune yaklasiyoruz, Allah dogrusunu bilir ya! Herseyi bilen, herseye tumuyle vakif olan Allah’a karsi kismi hususlari bile biliyoruz diyemeyiz hicbir zaman. Insan olarak, Allah’in yarattigi en ustun varlik oldugumuzu ve aczimizi de bilmeliyiz, bunu unutmamaliyiz, ve yaptiklarimizla, bildiklerimizle simarmamaliyiz, Allah’a secde etmeyi unutmamaliyiz!
Ay’a ve Mars’a gonderilen cesitli roketleri, silahlari, ucaklari ve atom enerjili denizaltilari, deniz uzerinde kilometrelerce uzunlugundaki kopruleri, denizaltindaki 30-40 kilometrelik tren tunellerini ve 90 katli gokdelenleri insa edebilen bugunku teknolojik kapasite, genelde her insanin basinda bulunan takriben 120,000 sac kilindan sadece bir tanesini (bir sac kili analiz edildiginde, sadece birkac kimyasal maddeden meydana gelmis olmasina ragmen) bilinen birkac kimyasal elementlerden basliyarak sadece bir mm uzunlugundaki bir tek sac kili bile bugunku teknolojik cihaz, urun ve metodla imal edilememekte, ve bir mm uzunlugunda canli bir kil yapilamamaktadir. Bilindigi uzere, her insanin sac kili, diger bir kisinin kilindan farkli, her insanin parmak izi ve goz irisi de dunyada yasayan ve olmus insanlarinki de dahil olmak uzere yine farkli, ayni degil. Sadece bir parca sac kili ile bu kilin hangi insana ait oldugu DNA testi ile bugun anlasilabiliyor. Yuz (100) sene once bunlar bilinmiyordu ve bunu bir asir once konusan olursa, bu kisiye deli denilebiliyordu. Insan olarak acizligimizi olmeden once, vakit gecmeden once anlayarak, Yaratan’a karsi kulluk vazifelerimizi husu icinde yapar duruma gelmeliyiz, bu sekilde basarili bir dunya sinavindan gecerek, sonsuz uzunluktaki ahiret hayatimizi kazanabiliriz.
Olmeden once sihhatlerimizi kaybetmeden once, vakit girdikce kul olarak gunde sadece bir saatimizi alacak olan namaz kilma ve diger kulluk vazifelerimizi layikiyle husu icinde yerine getirmeyi, ve kul olarak mesuliyetlerimizi idrak ederek duygu, dusunce, davranis ve hareketlerimizi kulluk vazifelerimiz paralelinde gerceklestirmeyi CENAB-I HAKK’IN cumlemize nasip etmesini butun kalbimizle diliyoruz. Vazifelerde zorlama da yok, herkes kendi akliyla karar verecek, hicbir kimseye talimat da vermiyoruz, herkesin kendi akli var. CUNKI, SINAV DUNYASINDA YASIYORUZ, INSANLAR AKILLARIYLA VE INANCLARIYLA KARAR VEREREK, MELEKLERDEN YUKARI YUKSELEBILECEKLERI GIBI, HAYVANLARDAN ASAGILARA DA GIDEBILIYORLAR. HER INSAN DUNYADA ALLAH’IN ELCISI OLDUGUNU BILEREK, ANLIYARAK HAREKET EDEBILMELI!
Deli olana, hasta olana, yolcu olana, ufak cocuga ve hur olmiyan yetiskin kisilere kolayliklar var. Calistigi halde, gayret ettigi halde, fakir olanlara kulluk vazifelerinde zenginlere nisbeten istisnalar var ve bu caliskan fakirlere parasi olan zenginlerin parasal yardimlarini gizlice yapmalari da tesvik ediliyor ki, boylece fakir ve zenginlerin olusturdugu cemiyette, sosyal duzende ideal bir dayanisma ve insanlar arasinda ustun derecede sayginlik belirgin hale geliyor. Sihhati yerinde oldugu halde, calisip para kazanmiyan asalaklara, tembellere, calisabilecegi halde calismiyan dilencilere cezalar veriyor Yaratan. Yalan soyliyenler, verdikleri sozu tutmayanlar, emanate hainlik edenler, borclarini odemiyenler munafiklik sifatlarini tasimis oluyorlar. Komsularina yardimci olmiyanlar, kendisinin karni tok, komsusunun karni ac olursa ve bugunlerde kitalararasi mesafe komsuluk yonuyle sifirlandigindan, afrikali komsularimiz acliktan olurken, bizler cope yiyecek atarsak ve kilomuzu her gecen gun boyumuza uygun bir kiloya getirmek icin zayiflamayip, tersine kilomuzu arttirirsak, asiri kilomuzu muhafaza eder, gobek yaparsak, tadi hosumuza giden yiyecekleri yersek, afrikali komsularimiza yardim etmedigimizden ve israfa donuk harcamada bulundugumuzdan, bilmeliyiz ki, bu konuda da Allah’a hesap verecegiz oldukten sonra. Bunlar namazlarini kilsalar da namazlari kabul olmiyabilir, Allah bilir ya. Munafik bir kisi olurse, bu munafigin cenaze namazi da kilinmiyor. Hatta, bildikleri musbet, iyi hususlari, bilmiyenlere ve ihtiyaci olanlara herhangibir menfaat karsiligi olmaksizin ogretmiyenlere de Allah’in yaptirimlari olacak, en dogrusunu Allah biliyor ya! Sanki yarin olecekmis gibi, genc veya yasli oldugumuza bakmadan, olumlerimiz ve olumden sonrasi icin hazirlikli olalim!
Vazifelerimizi yapmazsak, yaslaninca yapariz dersek, gunah islemiye devam edip, yaslanmadan olursek, vay halimize, bu durumda sadece kendimizi aldatmis olarak, sonsuz uzunluktaki ahiret hayatina, bir anlik dunya hayatimizi ve birkac kurusluk dunya menfaatini ikame ettirmis olacagiz ki, bu buyuk bir aldanma ve hata olacak kendimiz icin, Allah bu akibetten hepimizi korusun!!! AMIN!!!