Turkiye’de ve Japonya’da müşterilere verilen hizmetlerin mukayese edilmesi, kültür ve yaşam farklılıkları:
Gecen 2007 Mart ayi icinde Turkiye’ye gelmistim, Istanbul’da elektronik cihazlar satan bir magazaya girdim, EOS Canon marka dijital fotograf makinasi konusunda bilgi almaya calistim. Gayem ayni model fotograf makinesinin Japonya’daki perakende fiyatlari ile Turkiye’deki fiyatlarini mukayese edip, tezgahtarlarin her iki ulkedeki davranis sekillerini objektivite icinde tesbit etmekti. Istanbuldaki magazaya girdigimde, tezgahtari veya magaza sahbini magazanin kapisina uzak kosesinde ayakta dururken gordum. Ve ben tezgahtarin yanina kadar gittim. Tezgahtar yerinden kipirdamadan oldugu yerde duruyordu. Neredeyse, gunaydin diyecektim, ama musteri oldugum icin kendimi kontrol ederek gunaydin demedim. Gayem Japonya’daki emsal davranislarla Turkiyedekileri objektif bir gorusle mukayese edebilmek oldugundan tezgahtara saat 1100 sularinda gunaydin dememistim. Tezgahtar da bana hosgeldin, gunaydin falan da demedi, tezgahtarin yuzu de gulmuyordu. Hafif bir gulumseme veya neseli bir yuze alisiktim yurt disinda, ama bu yuzu de bulamamistim. Tezgahtara Canon EOS ile ilgili teknik sorular sordum, sorularima zorlanarak cevap verebildi. Bir soruma cevap veremedi. Ve cevap veremedigi sorunun cevabini ogrenecegi bir yer de yoktu, ama bu makinalarin servisinin oldugunu ve garantisi de bulundugunu bildirmisti. Bu yeni makina mi, yoksa kullanilmis mi dedigimde yeni oldugunu soyledi. Ama makinanin yeni oldugunu tevsik eden kutusu da yoktu. Yani makine orijinal ambalaji icinde degildi. Ambalajindan cikarilmisti. Sonra da fiyatini sorup, kaca kadar inebilecegini sordum. Simdi alirsan, baska hicbir kimseye yapmadigim ozel tenzilati size yaparim diyerek tezgahtar bir fiyat soyledi. Bu fiyat ayni makinenin Japonyadaki satis fiyatindan biraz ucuzdu. Kredi kartiyla alinca bu fiyat olur mu dedim, hayir bu fiyat nakit olarak odemeler icin dedi. Ben de biraz dusunup tezgahtara tesekkur ettim ve magazadan ayrilmak icin yurumeye basladigimda, tezgahtar bana madem almiyacaktin, nicin bana sorular sordun, alacaksin zannettim diye yuklendi. Sanki, tezgahtari aldatmisim gibi bana ayrica yuklendi de! Ayrilirken, tesekkuru ben etmistim, ancak tezgahtarin garip sorusu ve yuklenmesiyle karsilasmistim. Tezgahtarin cok eksimis hale gelen yuzunu ve neredeyse kavgaya basliyacak halini gormezlikten gelerek cevap vermeden magazadan ciktim. Sanki tezgahtar, tezgahtar degil de bu magazayi iflas ettirmek icin, magazanin sanki dusmaniymis gibi bir davranis sekli icinde oldugunu gordum. cok yazik dedim. Bu magazaya gercekten bir daha gitmem pek mumkun degil gibi.
Dort yil once Esim ve kizim 10 gunluk turistik bir grup turuyla ve Japon turistlerle beraber Turkiye’ye gezmeye gelmislerdi. Esim ve kizimdan ogrendigime gore turistleri onceden planlanan magazalara rehberler otobuslerle goturuyor ve magazalara turistler girdikten sonra, magazanin kapisi kilitleniyor ve bu magazanin yakinindaki diger magazalara turisler gidemiyordu. Esim ve kizim Turkce bildiklerinden. duyduklari Turkce konusmalarla pek iyi hissetmemisler ve magazadan disari cikip diger magazalara da gidip goz atmislar. Turistlerin getirildigi magazada fiyatlarin acayip bir sekilde pahali oldugunu hemen anlamislar. Bu durum Japonyada hic gorulemiyen ve tecrube edilmesi mumkun olmiyan bir durum. Turkiyeyi buyuk bir istekle gormek istiyen esimin halasi, yine bir grup turuyla birkac sene once Turkiye’ye gelip, ufacik bir ipek haliyi normal fiyatinin bes misline satinaldigini haliyi gorerek duydugumuzda da cok uzulmustuk. Turkiye’ye gelen her turiste boyle davranilmiyor diye dusunuyoruz, ama turistlere genellikle gercek davranis sekli maalesef boyle oluyor, degismiyor. Japon turistler genellikle Turkiye’ye ve diger ulkelere cok parali olarak gidiyorlar, bu dogru, ama bu demek degil ki cok parali turistler zengin! Genellikle turistlerde zenginlik yok, ve turistlerin cogunlugu Japonyada ortalama gelirin altinda yasayanlar veya ortalama gelire sahip olanlardir. Esasinda kamu da veya ozel sektorde kadrolu calisanlarin iki hafta izin alarak bir ulkeye turist olarak gitmeleri mumkun olamadigindan, mutlaka gitmek istiyenler islerinden istifa ederek giderler genellikle. Japonyada kadrolu calisanlarin cogunlugu bir sene icinde bazi donemlerde sadece birkac gun izin alabilirler. Daha fazla izin alamazlar. Dolayisiyle iki hafta veya daha uzun seyahat eden turistlerin cogunlugu devamli isi olmiyan kisilerdir. Bunlar Japonyaya donduklerinde gecici olarak saatlik islerde calisanlar, yani arbeito yapanlardir.
TURKIYE’DE BIR TURK OLARAK YAPTIGIM GOZLEMLERIME VE ARKADASLARIMDAN DUYDUKLARIMA GORE, GENELLESTIRMEK ISTEMEMEME RAGMEN, DIGER MAGAZALARIN TEZGAHTARLARI DA MAALESEF YUKARIDAKI ILK PARAGRAFDA BELIRTILEN DAVRANISLAR ICINDE YERLI MUSTERILERE KARSI! DIGER MAGAZALARA DA MECBUR KALMADIKCA GITMEKTEN CEKINIYORUM ACIKCASI. CUNKU PARAMI HARCIYORUM, PARAMLA MAL VEYA HIZMET SATINALIYORUM, MAGAZA BANA PARA VERMIYOR KI, PARA KARSILIGINDA MAL VERIYOR! MUSTERI MAGAZA ICIN VELINIMETTIR. AYNI MALI SATINALDIKTAN HEMEN SONRA MAGAZAYA GERI DE VEREMIYORUM. 2006 YAZINDA BIR AYAKKABI MAGAZASININ VITRININE BAKIYORDUM, TEZGAHTAR VEYA MAL SAHIBI BENI ICERIYE DAVET EDEREK, ALMAZSANIZ DA OLUR CESITLERIMIZE BAKINIZ DEDI. BIRKAC AYAKKABI DENEDIKTEN SONRA TEZGAHTAR COK TAVSIYE EDINCE BIRINI ALDIM. SATINALDIGIM AYAKKABIYI SADECE BIRKAC GUN GIYDIKTEN SONRA, BIRINDEN ACAYIP GICIRTI SESI GELMIYE BASLADI HER ADIM ATTIKCA. MAGAZAYA GERI GITTIM VE SESI DINLETTIM TEZGAHTARA. BU AYAKKABIYI EN AZ 6 AY GIYECEGIMI SOYLUYORDUN, GERI AL DEDIM, ALMADI. IMALATCIYA GONDER, TAMIR ETTIR DEDIM, TAMIR DE ETTIRMEDI. TURKIYE’DE 40 YIL ONCE MUSTERI VELINIMETIMDIR DIYE YAZILAR GORUYORDUM DUKKANLARDA / MAGAZALARDA. SON ZAMANLARDA BOYLE YAZILAR GOREMEZ OLDUM VE ESKI DEN DAHA IYI OLAN INSANI DAVRANISLAR DA YOK OLMUS GIBI, NEDEN ACABA? Dolayisiyle mecbur kalmadikca alisveris yapma istegim de yok oluyor boylece!
BU DURUM JAPONYADA MUMKUN DEGIL. JAPONYA ICINDE SATINALDIGINIZ YENI ESYA, CIHAZ OLDUKCA PAHALIDIR, GENELLIKLE BIR YIL GARANTISI VARDIR. EGER SATINALDIGINIZ CIHAZDA UFAK BIR HATA BULSANIZ, ALDIGINIZ MAGAZAYA GERI GOTURUP SIKAYETINIZI SOYLEDIGINIZDE TEZGAHTAR SIZDEN OZUR DILEYEREK SATINALDIGINIZ HATALI YENI CIHAZI / MALI YENISI VE HATASI OLMIYANLA HEMEN DEGISTIRIR. ABD’DE DURUM DAHA FARKLI: SATINALDIGINIZ BIR MALI, CIHAZI SATINALDIKTAN SONRA KULLANIP BEGENMEZSENIZ -BU CIHAZIN HATASI OLMASA BILE- IKI HAFTA VEYA BIR AYLIK BIR SURE ICINDE MAGAZAYA GERI VEREBILIYOR VE ODEDIGINIZ VERGI HARIC CIHAZ PARASINI MAGAZADAN TAHSIL EDEBILIYORSUNUZ, GERI ALABILIYORSUNUZ. BU BIR KAIDE! ANCAK SANFRANCISCO DA, BIR ADADA BULUNAN TARIHI ALCATRAZ HAPISANESINI 6 YIL KADAR ONCELERI GEZIP, VAPURLA DONDUKTEN SONRA LIMAN TARAFLARINDAKI ELEKTRONIK ESYA SATAN BIR MAGAZADA SATINALDIGIM 400 DOLARLIK BIR CIHAZIN AYNISINI 100 METRE ILERIDE BASKA BIR MAGAZADA 280 DOLARA VITRINDE GORUNCE SASIRMIS VE ARADAKI 120 DOLARLIK FARKDAN DOLAYI 400 DOLARLIK CIHAZI PAKETINI ACMADIGIM HALDE BIR SAAT SONRA SATINALDIGIM MAGAZAYA GERI VERMEK ISTEDIM, FAKAT MAGAZA KABUL ETMEDI. O ZAMANLAR VAKTIM OLMADIGI ICIN HAKKIMI ARAYAMAMISTIM. ABD’DE MUSTERININ HAKKI OLARAK TATBIK EDILEN KURAL VE KAIDELERI TURISTLERE UYGULAMAYAN MAGAZALAR DA VAR. DIKKATLI OLALIM VE MECBUR KALMADIKCA ABD’DE KUCUK MAGAZALARDA ALISVERIS YAPMIYALIM. ALISVERISLERIMIZI KALITELI MAL SATAN BUYUK CIDDI MAGAZALARDA YAPALIM.
JAPONYA’DA KUCUK MAGAZA VEYA BUYUK MAGAZA GOREVLILERINE TEREDDUTSUZ GUVENEBILIRSINIZ. JAPONYADAKI ALISVERIS MAGAZALARINA MUSTERININ HAKKINI KORUMADA VE MUSTERIYE SAYGIDA YUZDE 99 VEYA YUZDE YUZ GUVENEBILIRSINIZ, JAPONYADA TEZGAHTARLAR SIZI ALDATMAZLAR. HERHANGI BIR MAL HATALI ISE, KATIYYEN HATASIZ MAL GIBI TESHIR EDILEMEZ, SATILAMAZ. FABRIKASINA IADE EDILIR, FABRIKADA HATASI GIDERILIR, KALITE KONTROLUNDAN GECER, BIR NOKTADA AYNI MALIN HATASIZINDAN DAHA IYI BIR KALITEDE TAKRIBEN YARI FIYATINA MAGAZALARDA SATILIR. JAPONYADA IKINCI EL CIHAZ VE ESYA SATAN MAGAZALARDA, EGER BU IKINCI EL KULLANILMIS CIHAZIN BUYUK BIR HATASI VE BOZUKLUGU VARSA GENELLIKLE SATILAMAZ, SATILACAK OLURSA HURDA ADIYLA COK DUSUK BIR FIYATA SATILIR VEYA COPE ATILIR. IKINCI EL CIHAZ, CALISTIGI HALDE, GOZLE FARKEDILEMIYEN BIR HATASI BILE, MUSTERIYE ONCEDEN BILDIRILIR VE MUSTERI BUNU BILEREK SATINALIR. YANI MUSTERI ALDATILMAZ, BILEREK ISINE GELIYORSA SATINALIR VEYA SATINALMAZ.
JAPONYA’DA SATILAN IKINCI EL CIHAZLAR, OTOMOBIL DAHIL GENELLIKLE COK IYI CALISMA SARTLARINDA SATILIR. MESELA, JAPONLARIN YUZDE 95′i ZENGIN OLMAMASINA RAGMEN ON YILDAN DAHA ESKI OTOMOBIL KULLANMAZ. IKINCI EL ALISVERISLER, FERTLER ARASINDA DOGRUDAN DOGRUYA GERCEKLESMEZ, ARACI SIRKET VE MAGAZALAR ALICI VE SATICININ ARASINDA BU ALISVERISI GERCEKLESTIRIR. GENELLIKLE ZORLANMADAN KULLANILAN OTOLAR, VE BAZEN SATINALINDIKTAN SONRA HIC KULLANILMAYAN CIHAZLAR IKINCI EL SATISINA DUSUNCE OLDUKCA IYI SARTLARDA MUSTERI BULABILIR. JAPONYA’DAN ASYA ULKELERINE IHRAC EDILEN KULLANILMIS OTOMOBILLER KANTITE YONUYLE BUYUK BIR IHRACAT POTANSIYELI OLUSTURUR. ANCAK UCUZA SATILDIGINDAN, PARASAL GIRDI BUYUK RAKAMLARA ERISMEZ. JAPONYA’DA 10 YIL ESKI BIR OTOMOBILI CESARETLE SATINALABILIRSINIZ, AMA ABD’DE 3 SENELIK ESKI KULLANILMIS BIR OTOMOBILI AYNI CESARETLE SATINALMANIZ MUMKUN DEGIL.
ALISVERIS KONULARINDA, ABD’DEKI KUCUK MAGAZALARA GUVEN BANA GORE -son on yil icinde ABD’de edindigim tecrubelerime gore- YUZDE 50′nin ALTINDADIR. HELE, NEW YORK’DAKI ELEKTRONIK MALZEME SATAN NISBETEN ORTA BOY VEYA DAHA ZIYADE KUCUK MAGAZALAR, HATALI OLAN VE HATASI BAKILDIGINDA ANLASILAN CIHAZLARI BILE HATASIZ DIYE, HIC KULLANILMAMIS DIYEREK SATMAKTADIRLAR. BIR DEFASINDA 5 YIL KADAR ONCE DIZUSTU BILGISAYARIN EKRANINDA 2 SANTIMETRE KADAR BELIRGIN BIR CIZIK GORDUM, BU KULLANILMIS BILGISAYAR MI, BURASI NICIN CIZIK DIYE SORDUM, ORAYA FABRIKADA ZAMK BULASMIS OLDUGUNU NEW YORK’LU TEZGAHTAR BANA SOYLEMISTI. HALBUKI BEN, BUNUN YENI DEGIL, IKINCI EL KULLANILMIS BIR BILGISAYAR OLDUGUNDAN OLDUKCA EMINDIM. BUNU DUYUNCA, NASIL ALDATILMAK ISTEDIGIMI ANLAMIS, HAYRETLER ICINDE KALMISTIM.
Japonya’da nerede olursa olsun, herhangi bir magazaya girdiginizde, tezgahtar sizi kapida guler yuzle ve neseli olarak karsilar. HOSGELDINIZ DER VE SABAHSA GUNAYDIN, VEYA IYI GUNLER DENILIR. Tezgahtarin ozel hayatinda veya is hayatinda problem olsa bile, katiyyen bu problemi yuz ifadelerinde isde calisirken musteriye aktarmaz, bu problemi farkedemezsiniz. Tezgahtar sizinle ilgilenir, bu ilgilenme aynen MUSTERI VELINIMETIMDIR sozcugundeki gercek bir ilgilenme gibidir. Herhangibir urun, makina konusunda bilgi isterseniz, bu bilgiyi tezgahtar size verir. Hatta, bilemediklerini ya baska tezgahtara veya baska yerlere telefon ederek ogrenip bildirir. Daha ozel bir teknik soru sorduysaniz, bu makinanin kilavuzuna bakarak size sorunuzun cevabini verir. Tezgahtari bu sekilde belki bir saat bile mesgul edebilirsiniz, ama normal ve mantikli sorulari sormaniz sartiyla. Ayni isi goren birkac degisik model makina veya cihaz varsa, hepsinin genel ozelliklerini ve hangisinin digerine gore hangi hususlarda ustun oldugunu, hangi ozelliklerde tercih edilemiyecegini size birer, birer sayar. Bilmediklerini yalan soylemekten kacarak, ogrenip soyler. O gun ogrenemiyorsa ertesi gun ogrenip sizi telefonda arayarak bilgi verir. Eger tezgahtara ayni isi yapan mesela 3 ayri marka ve modelli cihaz arasindaki tercihi sorarsaniz, bazen en ucuz olan modelin, digerlerine gore cok daha iyi oldugunu anlayip, tezgahtarin tavsiyesiyle ucuza iyi mal almis olabilirsiniz. Halbuki ucuz ve iyi mali satan sirket, genellikle pahali malin satimindan daha az kazancli olur, fakat tezgahtar size musteri menfaatine gore tercih yapacaktir. YANI MUSTERI ALDATILMIYACAKTIR! BU DEGERLENDIRME SIRKETIN / MAGAZANIN MENFAATINE DEGILDIR, AMA MUSTERIYE VERILMESI GEREKEN GUVEN VE O MUSTERIYI KAZANMAK ON PLANDA GELIR. MUSTERI KAZANILIRSA, AYNI MUSTERI O MAGAZAYA DEFALARCA GELIP, ALISVERIS YAPACAGINDAN MAGAZA / SIRKET NETICEDE KAZANCLI CIKACAKTIR. Netice de dogru bilgiler alabilmek icin tezgahtarin normal olarak 20 dakikasini veya uzunca olursa bir saatini hic uzulmeden alabilirsiniz, yeterki bilgi almada ciddi olunuz. Gorevli sevinerek musteriye yardimci olur. O urunu bilgi aldiginiz tezgahtardan satinalip, satinalmiyacaginiz onemli degil. Satinalmasaniz da tezgahtar veya mal sahibi musteriye elinden geldigi kadar yardimci olur. Vaktini severek verir ve satinalmazsaniz bile, size tesekkur eder, tekrar magazaya gelmenizi temenni ederek iyi gunler diler. Alisveris yapmasaniz da, gulumser veya yuzu yine guler. Genellikle, magazalardaki fiyatlar cihazin uzerinde yazili fiyatlar olup, sabittir. Magazanin kirasina gore ayni cihazin fiyatlari magazalar arasinda degisik olabilir. Japonlar yuzde 99 indirim istemezler, urunun etiketinde ne yaziyorsa o fiyata mal satinalinir veya satinalinmaz. Bazi magazalarda, bir adet alininca normal fiyatdan, iki adet alininca tenzilat yapilacagi yazilidir, bunu musteri bilir. Nakit veya kredi kartiyla yapilacak alisverislerde sabit fiyat degismez. Ufak alisverisler ABD’nin tersine nakit parayla yapilir.
14 Haziran 2007 tarihinde Tokyo’daki evimden kablo TV sirketinin servisini aradigimda bir baska gercek deneyimi yasadim. Evimizdeki eski bilgisayarin internet girisinde problemler belirince, ikinci bilgisayarimizi internete bagladik. Bilgisayarimizi fiziken degistirdigimizden, teknik bilgiler almak ve yeni bilgisayarimizda kablo TV’nin verdigi bes adet elektronik posta adreslerimizi acmak icin, ve bazi teknik sorularima cevap alabilmek amaciyla saat 20:45 sularinda abone oldugumuz kablo TV sirketi operatorune telefon etmis ve yardimci olmalarini talep etmistim. Sirket operatorunun verdigi teknik servis o gun saat 21:00 de sona erdiginden, ben acele edip problemlerin sadece kucuk bir kismini cozup, telefonu saat 21:15’de kapatmak istedim. Operatorun mesai saati disinda vaktini almak istemedim. Karsi taraftaki operator, mesai saati bitiminin onemli olmadigini, problemlerimin hepsini taker, taker sormami istedi. Ben de tesekkur ederek, ama pek de iyi hissetmiyerek bes ayri elektronik posta adresinden uc tanesini acarak active ettim, ve bunlarla ilgili karsilastigim problemleri teker, teker sayip, hepsine tam cevaplar aldim. Hatta test denemelerini de operatorle beraber yaptik. Teknik destek tamamlandiginda saat 23:15’e gelmisti ki, ben operatorun iki bucuk saatini aldigimdan, ozurler dileyerek ve tesekkur ederek telefonumu kapattim. Operator ise cok nazik ve kibar olarak, o bana tesekkur etti, ve gulumsedigi sesinden de anlasiliyordu. Boylece, operator 21:00 olan mesai bitimini 2 saat 15 dakika asmis olmama ragmen o da tesekkur ederek, baska problemler oldugunda tekrar irtibata gecmemi dileyerek diyalogumuza son verdik. Bu operator destek verdigi 21:00 den sonraki ilave 2 saat icin fazla mesai ucreti almiyor. Fakat isini en az 2 saat gec birakiyor. Sirketinden de hemen cikamiyor. Belki ayrica bir saat kalarak sirketinden cikmis ve evine gitmek icin cok muhtemel ki, son trene guclukle yetismis veya evine taksiyle gitmistir o gece. Oyle aylik maaslari da yuksek degil bu operatorlerin, mesela 1,800 YTL’den yuksek oldugunu sanmam. Cok nazik ve kibar davranirlar ve konusmanin basinda adini soylerler, genellikle butun konusmalar kayda gecer ve konusulanlarin kayda gececegi de onceden soylenildiginden, musteri bilir. Aldiklari aylik maasla minimum gecim sartlariyla ancak gecinebilen Japonlar yine de gecikmesine sebep olan musteriye katiyyen kizmiyorlar ve daha sonra musterinin baskaca sorulari oldugunda, sorulmasini ve memnuniyetle cevap vereceklerini bildirirler. Gunluk islerini bitirebilmek icin son treni kaciran gorevliler, taksiyle evlerine donup, muhtemelen o gunku kazanclarini taksiye odemek mecburiyetiyle de karsilasabilirler. Gorevliler musteriye hizmet etmekten cok memnunlar, cunku musterilere hizmet edebildiklerinden sirketlerinde calisabildikleri de diger bir gercek.
Japonya’da on yil kadar once gittigim bir hastanede, luzumsuz yere cok konusan ve gereksiz tavsiyelerde bulunan bir doktoru, hastanenin bashekimine iki sayfalik bir yaziyla sikayet ettigimde, bu doktoru o hastanedeki gorevinden aldiklarini soylersem, bu durum hastalara ve musterilere duyulan saygiyi ve asiri titizligi gozler onune serer. Hele, musteri veya hasta Japon degil de yabanci biri olursa ve davasinda hakli olursa, hemen islem yapilir. Eger japon olmiyan yabanci biri hastaneye muracaat ederse, o hastanenin en iyi ve en tecrubeli lisan bilir doktorunu bu yabancinin muayenesi icin secer hastane idaresi. Dolayisiyle, yabancilara yapilan iltimas, bir japona yapilmaz. Haksizliga ugrayan japonlar cok az bir yuzdededir ve haksizliga ugrayan Japon vatandasi genellikle sesini yukseltmez. Ama, sesini yukseltirse tam yukseltir.
Japonlar calistiklari Sirketlerle evli gibi is iliskileri icinde calisirlar. Islerini yaparlarken cok yorulabilirler, hasta bile olsalar, doktor raporu almadan hasta olarak islerine giderler. Musterilerine cok iyi ve guler yuzle davranirlar ve musterileri katiyyen kacirmak istemezler. Evli olan bir Japon, genellikle sirketinden evine donus saati oldukca gec bir vakittir, muhtemelen son trenle evine doner. Sirketleri ugruna, esini ve cocuklarini ihmal etmek mecburiyetinde kalan babalarin sayilari az degildir. Sirketlerinde calisirken, eger sefleri isi birakmadiysa, bu sef ile beraber calisan memur ve memureler de isini birakmaz. Yapacak isleri olmiyanlar bile, fiziken isyerinde uyuklamadan oturur. Yani topyekun sirket memurlari islerinin basindadir zaman mefhumu dusunulmiyerek. Bu sekilde islerini yuruten sirketler butun sirketlerin yarisindan daha fazladir, mesela sirketlerin yuzde 70’i bu sekilde islerini yurutur dersek, yanlis sayilmaz. Evli olup da sirketlerde calisan Japonlara en cok acidigim, ailelerini ihmal etmeleri ve evlerine cok gec saatlerde donmeleri oluyor. Ev hanimlari da kocalarinin para kazanip getirmesini cogu defa kafi goruyor, yani kocalarini tolere ediyorlar, cunku kocasi calisiyor. Bu sebeple calisan Japonlarin Sirketleriyle evli olduklarini yazmak mecburiyetinde kaldim. Baba gec vakit evine donunce cocugunu ayik bulamiyor, cocuk uyuyor. Ertesi gun de cocuk yine uyumus oluyor. Bu sekilde gunler ve seneler geciyor. Sirketde calisma mesela o gun icin saat 20:30 da bitse ve sefleri hadi icmeye gidelim derse, memurlar seflerini red edemez ve hep beraber, icmeye giderler. Japonlar haklari olan senelik izinlerini de kullanmadan, yakarlar. Mutlaka iki veya 3 hafta izin kullanmasi gerekiyorsa, sirketinden istifa eder o kisi. Bir daha da kolayca yeni is bulamaz. Sirketde calisanlarin topluca yaptiklari tatiller birkac gunluk olup, bu tatiller altin haftasi denilen Golden Week (Nisan sonu ve Mayis basi), mezarlarin ziyaret edilecegi Agustos ayinda birkac gun ve yilbasinda yapilacak birkac gunluk tatil ile bir senede toplam 10 gun kadardir. Bu tatiller disinda, senelik izin alinmadan, yakilarak butun sene calisilir dersek, bunda genel olarak hata payi yoktur!
Turkiyede bizler Japonlara sempati gosteririz. Japonyada Turklere gosterilen benzer bir sempati yok. Amerikalilarin atom bombalari ile vurulduklarindan olsa gerek, sadece amerikalilara nedense genc nesilin sempatileri var. Yaslilarda kin yok, sempati de genclerdeki gibi kuvvetli degil. Evlenen ciftlerin cogunlugu balayini gecirmek icin Hawaii’yi secer ve gider! Japonlar yabanciyi gorunce, bu yabancinin mutlaka yuzde 99 ingilizce konustugunu ve anladigini sanan bir safliklari da var. Eger bir yabanci ogrendigi japoncayi kullanarak, yolda bir japona bilemedigi bir yolu sorarsa, bu yabancinin japoncasi iyi de olsa, anlasilabilir de olsa, karsisindaki japon bu yabanciya ingilizce cevap verir genellikle. Japonlar yabancilari sadece turist olarak hosgorur, japon sirketlerinde calisan yabancilari pek sevmezler. Yabancinin devamli olarak Japonyada yasamasini japonlar genelikle hos gormez, ulkesine donmesini ister. Bir japonla yabanci ilk defa konusuyorlarsa, Japon yabanciya sordugu ilk on soru icinde, bu yabancinin nereli, hangi ulkeden oldugu ve ulkesine ne zaman donecegi sorusu olur. ingilizce pratik yapabilir miyim diye de sorar. yabancinin ana dili ingilizce olmadigini ogrendiginde ise, bu yabancidan yanlis telaffuz alacagini sanarak, konusmayi kesenler de gorulur. Japon sirketlerinde bir yabancinin calisma sartlari oldukca zordur! Kendi isyerimi dusundugumde, yabanci calisan genellikle kendi isini kendisi yapmak zorundadir. Benim calistigim is yeri Amerikan sirketi olmasina ragmen, kendi isimi 28 sene boyunca kendim yaptim. Yapmis oldugum isimi kendim kontrol edip, imzaladim ki, yaptigim isde bir teknik hata bulunsa isimden olurdum. Fakat ben japon muhendislerin teknik hatalarini bulunca kiyametler de koptu. Bir yabancinin bir japonun hatasini bulmasi cok buyuk bir olay ve Japonlar unutamiyor. Hatta bazi amerikalilarin ingilizcelerinde hatalar bulup duzelttigimde, Japonlar sasirmakta. Cunku en iyi ingilizceyi amerikalilar yazar ve konusur diye inaniyorlar. Japonlar Turklere gore oldukca saf dusunen kisilerdir. Bu safliklarindan dolayi da ben sahsen onlara saygi duyuyorum.
Konuyu dagitmiyalim ve uzatmiyarak burada kapatayim, kapatmadan once de bir dilegimi yazayim, soyleki:Turkiyemiz yeralti ve yerustu zenginlikleriyle cok zengin bir ulke. Japonya’da hicbirsey yok!!! Japonyada genellikle durust calisan ve mesailerine dikkat eden Japonlarla isgucu saglaniyor. Bir sirkette veya kamuda calisan her gorevlinin cok randimanli bir sekilde calistigi soylenemez. Mesela her hangibir isyerinde calisan personelin yuzde 60 veya 70′inin geri kalan personele gore cok daha aktif, verimli calistigi izlenebilir. Isi cok olan ve o gunku isini tamamlamasi gereken gorevli de fazla mesai almamasina ragmen, ve normal mesaisi 8 veya 9 saatken, 13 veya 14 saat calisarak isini saat 2300 sularinda biraktigi da olagandir, bu anormal bir calisma degildir. Normaldir, bu nedenle calisan japonlarin sirketleriyle sanki evliymis gibi calistiklari anlasilir. 65 yasina veya 70 yasina gelip mecburen emekli olan bir japon, evinde vakit gecirmek istemiyor ve bir isde calismaya devam etmek istiyor. Eger Mudurlukten emekli olan biri temizlik iscisi olarak emeklilik sonrasi bir is bulursa cok mesut olarak bu isde calisiyor. Is ciddiyeti var, calisana, ne is yaparsa yapsin saygi duyuluyor. Bazi japonlarin calisirken, ozellikle kargo sirketi gorevlileri araclarindan aldiklari kargoyu musterinin adresine onlarca metre ellerinde tasirken, yuruyerek degil, kosarak gidip geldiklerine sahit oldum. Bunu yuzde 70 nisbetinde kargo sirketlerinde calisan gorevliler bizzat uyguluyorlar. Japonlar Almanlar gibi de degil. Japonlar her isi kendileri yapiyor. Almanyada temizlik iscileri genellikle yabancidir, Japonya’da hepsi Japon. Japonyadaki yabanci isciler, genellikle insaat sektorunde guc istiyen islerde calisiyorlar. Japon patron ayni isi yapacak Japona gunluk 200 ytl vermeyip, bir yabanciya 100 ytl odiyerek bu isde calistiriyor. Gonlumun istegini de burada yazarak yazimi noktaliyayim, musaadelerinizle:
Japonlar calistiklari sirketlerle evlidirler. Sirketleri icin, islerini yapabilmek icin olumu bile goze alirlar. Isleri iyi gitmiyen sirketlerdeki mesul kisiler, mesuliyeti uzerilerine almak icin son cozum olan olumu intihar ederek secerler. Iflasa giden sirketler butun calisanlariyla beraber iflasa gider, yani genc yastaki calisanlarin mesela yarisini isden cikartip, sirketin durumunu duzeltmiye calismaktansa, hep beraber batarlar. Turkiyemizde Turkler, maneviyatlarini kaybetmiyecek sekilde Japonlar gibi calisacak olsa, inanin ki, Turkiyemiz, Almanyanin birkac misli olur ve abd’yi de kesinlikle ekonomik gostergelerde gecer. Ve suphesiz Japonya’yi da sollariz, cunku en azindan Japonya’da olmiyan yeralti ve yerustu zenginliklerimiz TURKIYEMIZDE var, daha neler olacak!!! DAHA NELER ISTIYORUZ, ISTIYEBILIRIZ KI??? HER SEYIMIZ VAR, SADECE CIDDI CALISMAMIZ YOK, TEMBELLIKLER COK, ZEKAMIZI TERS YONDE KULLANARAK YAPTIGIMIZ ISLERE HILE KARISTIRMAMIZ COK VE COK!!! BUNLAR GENELLESTIRILMESE DE, YARIYI ASMASA DA TAKRIBEN YUZDE 40′LIK BU YONDEKI YANLISLIKLAR VE HATALI UYGULAMALAR MEVCUT MAALESEF! BUNLARI MINIMUMA INDIRMEYE CALISIRSAK VE BECERIRSEK, TURKIYEMIZ COK DAHA YUKSEK HEDEFLERINE ULASACAK! ARZUMUZ DA BU! BENIM GUZEL MEMLEKETIM, HEPIMIZIN GUZEL ULKESI TURKIYEMIZ ICIN ISTISNASIZ OLARAK HEPIMIZ YUZDE 100′UMUZ BUNLARI DUSUNEREK, YANLIS UYGULAMALARI KALDIRALIM, CIDDI CALISMALAR YAPALIM DIYEREK, HEPIMIZE TAM BASARILAR TEMENNISIYLE SAYGILARIMI SUNUYORUM!
Merhaba Ahmet bey, yaziniz gercekten guzel ve bilgilendirici olmus. Sayenizde bir cok sey ogrendim. bilir misiniz bilmem, turkiyedeki yasakci zihniyet yuzunden wordpress youtube’un akibeti ile aynisini yasiyor (yani izlenemiyor). japonlarin bakis acilarini sizden ogrendigimde gercekten cok sasirdim. durust ve caliskan olduklarini biliyordum hele bazi konulardaki safliklarini daha onceden de duymustum ama bir yabanciya karsi davranis bicimleri hakkinda bilgim yoktu. okudukca sasirdim. son parafrafta belirttiginiz dileklere de aynen katiliyorum. umarim bizde onlarin iyi yonlerinden bir nebze bir seyler kapariz.
Saygilarimla,
Orkun Demir
Ahmet Gevrek: Merhaba Orkun bey, yorumunuz icin tesekkur ederim, bu paragrafa ilave birseyler yazdim: Japonlar iyilik yonleriyle enteresan insanlar, dunyanin baska ulkelerinde yok gibi. Japonlar karsilikli olarak biribirlerinin hak ve hukuklarina da son derece saygililar, biribirlerini rahatsiz etmezler, tek tarafli rahatsiz edisler yok denecek derecede ve calismalari calistiklari konulara gore de etik bir calisma, uc kagitcilik da pek goremedim, yok gibi. Bir ailede oyle yuksek sesle kavgalari da komsular isitmez, zaten bu kavgalara baslamadan once kavgaya neden olacak konular yuzunden kari koca ayrilmislardir. Eger japonya ile mukayese edersem, bugunlerdeki Turkiye yasamimda da uzuntulerim var, ama Turkiyede yasarken Japonyayi unutabilmek gerekiyor. Japonlar musluman olmadiklari halde, bizden cok daha fazla islami esaslari yasantilarina tatbik ediyorlar ve herseyden once durustlukleri goze carpiyor. Ama bu arada bildirmem gereken Japonlara verilen sosyal imkanlar Turkiye’de Turklere verilenlere gore kalite ve kantite yonleriyle cok az. Ama bunu da sikayet konusu yapmiyorlar. Japonlar ulkelerine gelen turistlere de saygililar ve severer, ama bir yabancinin bir Japon sirketinde Japonlarla beraber calismasini da pek istemezler, sevmezler. Japonya’da buyuk sehirlerde komsular biribirlerine saygililar, ama komsuluk munasebetleri yok denilecek seviyede. Gordugum kadariyla Turkiyedeki buyuk sehirlerde de komsuluk munasebetleri yok, kalmamis maalesef!
Saygilarimla, Ahmet Gevrek