“Onlar, üstlerinde dizi dizi kanat açıp kapayarak uçan kuşları görmüyorlar mı? Onları Rahman (olan Allah’) tan başkası (boşlukta) tutmuyor. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla görendir.” (Mülk Suresi, 19)
Şüphesiz bir papağanın pek cok yeteneklere sahip olması büyük bir yaratılış harikasıdır. Çünkü kuşlar (ve diğer hayvanlar), müstakil bir akıl ve iradeye sahip olmayan, insanlardaki gibi düşünme, bilinçli kararlar alma, bunları uygulama konusunda kararlı davranma gibi özellikleri olmayan canlılardır. Bilinç ve akıldan yoksun canlıların konuşma ve sesleri taklit edebilme yeteneğine sahip olmaları, öğrenme yeteneği geliştirmeleri ve sonra öğrendiklerini hafızalarında saklayıp, yerli yerinde kullanmaları Allah’ın papağanlara olan ilhamıdır. Bu canlılar bunları kendi akılları, iradeleri ya da bilinçleriyle değil, yalnızca Allah’ın ilhamıyla gerçekleştirmektedirler.
Allah bir ayetinde
“… O’nun, alnından yakalayıp-denetlemediği hiçbir canlı yoktur…” (Hud Suresi, 56)
şeklinde bildirerek, tüm canlılar üzerindeki hakimiyetini haber vermiştir. Ses taklidi yapan papağanların sahip oldukları tüm mucizevi özellikler de, Allah’ın, yaratışındaki ihtişama şahit olmamız için biz insanlara gösterdiği delillerden sadece biridir.
“Görmedin mi ki, göklerde ve yerde olanlar ve dizi dizi uçan kuşlar, gerçekten Allah’ı tespih etmektedir. Her biri, kendi duasını ve tesbihini şüphesiz bilmiştir. Allah onların işlediklerini bilendir.” (Nur Suresi, 41)
Bildiginiz gibi, orkestra sefi 60-100 kisilik orkestralari idare ederek, cesitli muzik aletlerini calan muzisyenlere sinyal verirler. Orkestra sefi olmadan muzisyenler gerektigi anda calamazlar. Senkronizasyon mumkun olmaz, koordineli ve ahenkli bir sekilde enstrümanlarını çalamazlar. Yüzbinlerce / belki milyonlarca kuşun beraberce havada yaptiklari, sesle veya muzikle senkronizasyon sinyalleri olmadigi halde, fiziken orkestra sefi olmadigi halde, yuzbinlerce kusun hata yapmadan hepberaber atmosferde yerden takriben birkacyuz metre yukseklikte son derece ahenkli, senkronizeli, koordineli 3-boyutlu hatasiz danslarini / ucus-gosterilerini ciplak gozle Turkiye’de izlemek firsatini buldum. Bu gosterilerin benzerleri ayrica youtubelerde de var. Mesela 01 Temmuz 2008 tarihli asagidaki videoyu izleyebilirsiniz:
http://www.netegel.com/magazin/video/2BwJspK61Fd0/7/kuslarin_mukemmel_dansi.html
Fiziki olarak bir orkestra sefi yok ama, Allah’in verdigi ilhamla bu yuzbinlerce kusun havada biribirleriyle senkronizeli mukemmel bir gosteri yaptiklarina inaniyorum. Dans yapan bu yuzbinlerce kusdan carpisanlar da yok gibi!!!
Bu yaziyi okuduktan sonra yuzlerce veya binlerce konusan kuslarin ucarak gosteri yaparlarken acik havada biz insanlara bir konser verdiklerini biran hayal edelim. Ormanda gezerken, sadece bir kusun otusu bile bizi derinlerden etkilerken, nasil olurdu bu acik-hava konseri acaba??? Insan kulaginin algilayamadigi, duyamadigi veya ayni andaki iki notayi farkedemedigi sahane seslerin de konseri veren ufacik kuslarca cikarildigini bildigimizde nasil hissederiz kendimizi??? Allah’in yarattiklari kus ve diger hayvanlarin ve nihayet en mukemmel yaratik olan insanlarin yasadiklari surelerdeki mucizevi fonksiyonlarina sahit olarak bu dunyada bugunlerde yasamaya devam etmekteyiz. Bu mucizevi gerceklerden kacamayiz, sahit oldugumuz bu gercekleri akillarimizla inkar da edemeyiz, biran icin kamufle de edemeyiz. Bunlari sadece biran dusundugumuzde, Allah’ın yaratmasının kusursuzluğu, mukemmelligi ve Allah’ın ilminin butun kainatta her yeri her an sarıp kuşattığı gercegine hemen ulasiriz. Simdi konumuza giriyorum:
Konuşan Kuşlar Mucizesi
KAYNAK: Harun Yahya & Mercek Dergisi
Birçok insan için, duyduğu şarkıları veya sesleri orijinalinin aynısı olacak şekilde taklit etmek, oldukça zor hatta kimi zaman imkansızdır. Oysa, büyük ölçüde zeka gerektiren bu yeteneği son derece başarılı bir şekilde yerine getiren bazı kuş türleri vardır. Örneğin papağanlar pek çok insanın zorlanacağı sesleri hemen taklit edebilirler. Kapı gıcırtısı, açılan şişe kapağı, telefon veya melodili ıslıklar gibi pek çok sesin yanı sıra tonu, vurgusu, ifade şekli ile orijinalinin çok benzeri olarak insan konuşmasını da taklit edebilirler.
Bir kuşun duyduğu bir sözcüğü söyleyebilmesi ya da bir melodiyi seslendirebilmesi için öncelikle vücut yapısının buna uygun olması gerekir. İşitme-görme duyuları kusursuzca çalışmalı, bu duyuları ile elde ettiği bilgileri hafızasına kaydedebilmeli ve kendine göre bir anlama-kavrama yeteneğine sahip olmalıdır. Ses taklidi yapan kuşların sahip oldukları özellikler ve dikkat çekici yetenekler, üstün güç sahibi olan Allah’ın, yaratışındaki ihtişama şahit olmamız için biz insanlara gösterdiği delillerdendir.
Papağan ve muhabbet kuşlarının anatomileri çok farklı olduğu halde -örneğin dişleri ve dudakları olmamasına rağmen- insanların “m”, “b” gibi dudakların yardımı ile söyledikleri sesleri dahi taklit edebilmeleri; muhabbet kuşlarının, Genlik Modulasyonu (Amplitude Modulation) AM ve Frekans Modulasyonu (Frequency Modulation) FM radyo verici sistemlerinin çalışma prensiplerini kullanmaları veya biz insanlarin bu sistemleri kuslardan kopya ettigimiz; Kuşların sesi çözme kabiliyetlerinin insanlardan yaklaşık 10 kat daha iyi olduğu; İnsanlar bir nota duyarken kuşların on farklı ses duyabildiği; bir muhabbet kuşunun aynı anda iki farklı notayı seslendirebildiği; hatta kendisi ile düet yapabilip, daha pek çok şaşırtıcı özelliğinin oldugu Yaratan’ın hikmetlerinden sadece cok az olan bildiklerimizdir. En azindan bunlari bilerek, artık acizligimizin sinirlarini anlamamiz gerekmekte insan olarak!!!
Böylece söz konusu canlıların konuşma ve ses taklidi yeteneği ile donatılmasının yaratılışın sayısız mucizelerinden biri olduğunu görebiliyoruz, artik anliyabiliyoruz ve aynı zamanda bu yeteneğin evrim teorisinin iddialarını nasıl curuttugunu ve geçersiz kıldığına da şahit oluyoruz.
Burada Mercek dergisinden Papağanlarla ilgili degerli arastirmalarin ve deneyimlerin neticelerini bildiren bir makaleyi ilavelerimle veriyorum:
Konuşmak ya da bir sesi taklit etmek, birçok kişinin düşündüğü gibi yalnızca ağzın açılıp kapanmasıyla oluşan basit bir beceri değildir. Bunun için çok kompleks sistemlerin bir arada bulunması ve bu sistemlere ait tüm parçaların kusursuzca ve uyum içinde koordineli bir sekilde çalışması gereklidir. Yazımızda değineceğimiz papağanların ses taklidi yeteneği de, tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda, pek çok olağanüstülük sergilemektedir.
Bazı kuş türleri, hayvanlar arasında çok nadir rastlanan ses taklidi yeteneğine sahiptir. Örneğin papağanlar kapı gıcırtısı, açılan şişe kapağı, telefon sesi, melodili ıslıklar gibi pek çok sesin yanı sıra insan konuşmasını da taklit edebilmektedirler. Papağanlarda gözlenen bu taklit yeteneği, tesadüf eseri elde edilebilecek bir yetenek değildir. Bir papağanın taklit ettiği insan sesinin, tonu, vurgusu, ifade şekli ile orijinalinin çok benzer olması, bu canlının fiziksel yapısının son derece özel olmasından kaynaklanmaktadır.
Bir papağanın telefon çaldığında “alo”, kapı zili çaldığında “kim o?” demesi ya da tanıdığı bir kişiyi gördüğünde ismiyle hitap etmesi, bu durumla ilk kez karşılaşan kişiler tarafından hayretle karşılanır. Ancak son derece şaşırtıcı olan bu olay, birçok kişi tarafından gereği gibi düşünülmez ya da zaman içerisinde doğal karşılanmaya başlanır. Oysa bir papağanın tek bir kelimeyi söylemesi için bile pek çok hayranlık uyandırıcı olay gerçekleşmektedir.
Öncelikle papağan bir kişiyi “görmekte” ve onu diger kisilerden ayirt ederek “tanımakta”dır. Ayrıca papağan, tanıdığı bu kişiye nasıl bir tepki vereceğini bilmektedir. Yanına gelen bu kişi ile ilgili sözleri hatırlamakta ve bunları söylemektedir. Bu durum, bu kuşun bir hafızaya sahip olduğunun açık delilidir. Kimi papağan türlerinin kendilerine sorulan soruyu algılayıp, bu soruya o zaman icinde mantıklı bir cevap verebildikleri de göz önünde bulundurulursa, durum daha da kompleks bir hal almaktadır. Okumaya Devam »